EFSANE PROF. SADIK USTA - ANKARA

Ankara'ya sık sık maç için gidiyoruz. Her seferinde aynı yerlerde aynı şeyleri yemekten sıkılmıştık ki geçen sezon Türk Telekom'u çalıştıran Haydar Kemal Ateş bize bir yer önerene kadar. "Siz İstanbullular ezberlediğiniz yerlere gidiyorsunuz. kebap yemek için Adana'ya gitmeye gerek yok" dedi ve bizi Prof ile tanıştırdı. O tarihten itibaren bizim ekip ne zaman Ankara'ya gitse Esat'da Prof'un Yeri tek adresimiz oldu. En son kalabalık bir medya grubunu götürdüm ve herkes bayıldı. Büyükesat'ta yokuşu çıkınca hemen sağda yer alan Prof. kebap sevenler için bir cennet...


Önce ustadan bahsetmek gerek sanırım. Sadık Usta Urfalı ve hayatını bu işe adamış. Ankara'da ufacık dükkanında en güzel kebabı yapmaya karar verince tüm detayları düşünmüş ve lezzet için araştırma yapmış. Mesela ocakta kullandığı odun kömürü sadece portakal ağacından bu nedenle etler pişerken kokusu farklı oluyor. Et seçimini doğru yapıyor ve etlerini tek yerden alıyor. Bu arada çoğu Urfalı gibi İbrahim Tatlıses hayranı olan Sadık Usta buu bir takıntı haline getirmiş ve dükkanı açtıktan sonra yıllarca uğraştıktan sonra İbo'yu buraya getirmeyi başarmış. Hayalini kurduğu gibi önceden hazırladığı kırmızı halı ve yüzlerce gül atarak dükkana gelen İbrahim Tatlıses burada yediği kebaba bayılmış. Hatta yarım saat oturacaktı ama 3 saat kaldı diyor ustamız...



Yemeğe dönecek olursak burası salaş ve küçük bir mekan. Masa bulup oturunca eğer bir tercihiniz yoksa garsonumuz hatta bizzat Sadık Usta sizinle ilgileniyor ve "Bize bırakın" diyor. Masaya gelen ikramlarla başlarsak acılı ezme, pişmiş bütün soğan, sumaklı çiğ soğan, harika bir turşu ve üzeri narla kaplı içinde bütün yeşillikler olan salata. Bu ikramlarla karın doyar ama orada biraz durmakta fayda var. Biz ziyafete ciğer ile başladık. Benim hayatımda yediğim en iyi ciğer kebaplardan biriydi. Sadık Usta süt kuzusunun ciğerini kullınadığını söyledi.




Sırada kuzu şiş var. etin iyisinden anlıyorsanız bu ete bayılabilirsiniz. Sadık Usta sunumları özel olarak hazırlattığı büyük sinilerde yapıyor. Oturduğunuz otantik banklar ve masa bile Urfa'da yapılmış ve buraya taşınmış. Sadık Usta'nın spesyali ve bizim gibi her telden çalmazsanız buraya gittiğinizde mutlaka yemeniz gereken şey olan kebap... Adana dahil bu kadar lezzetli kebabı başka yerde yemedim. sabah erken saatlerde işbaşı yapan ve zırh ile eti uzun süre çekerek kebabı hazırlayan ustamız sonunda ortaya bir başyapıt çıkarmayı başarıyor. Adananın porsiyonu çok büyük kesinlikle 1.5 söylemeye gerek yok. 




Kebabın yanında şalgam iyi gider ama ben açık şalgamı çok tutmadım dışarıdan Doğanay aldırdım. Ayran da içinde kaşıkla geliyor ve lezzetli. Unutmayın burada cola satılmıyor. İnternette yer alan bazı yorumlara bakınca buranın pahalı olduğunu düşünenlerin fazla olduğunu gördüm. Lezzet konusunda kimsenin itirazı yok ama fiyatlar biraz yüksek diyorlar. Biz o akşam insan gibi yemememize rağmen adam başı 40 TL hesap ödedik. Normal şartlarda 25-30 TL. ödeyerek kalkabilirsiniz. Bu kaliteye ve bu lezzete diğer kebapçılardan 5-10 TL. fazla ödemeye değer bence... Rezervasyon yapmadan gitmeyin.


Adres: Bağlar caddesi 176 Büyükesat - Ankara 


Telefon: 0312 436 50 52 

SERESERPE KÖFTECİ - BOSTANCI

Bu sayfalarda köftecilerin yeri bir hayli fazla. Hatta zaman zaman twitter vasıtasıyla en iyi köfteci sıralaması da yapıyoruz. Bana gelen öneriler doğrultusunda farklı yerleri de deniyorum. Bostancı'da açılan ve son dönemde hem değişik sunumu hem de köftelerinin lezzeti ile adını duyuran Sereserpe Köfteci de bunlardan birisi. Ankara'da hiç köfte yememiştim daha doğrusu Ankara'nın "meşhur" bir köftesi olduğundan haberim yoktu ama burası Ankara'da büyük bir müdavim kitlesine sahip olduktan sonra İstanbul'a gelmeye karar vermiş. Mekan ilk açıldığında adı 06 Köfteci olduğu için öyle tanınmış zaten resimde de gördüğünüz gibi tenteleri de değiştirmemişler.



Bostancı Köprüsünden sahil yönüne inerken hemen 100 metre sonra sağda yer alan mekan son derece özenli ve temiz. Ama asıl özelliği doğal olması. Tahta masa ve sandalyeler ile doğal dekorasyonu başarılı. Burasını diğer köftecilerden ayıran en önemli özellik çatal,bıçak olmaması. Hemen şaşırmayın doğal dedik ya... Siz masaya oturur oturmaz garsonumuz masaya bir kağıt seriyor. Sonra da kağıdın tam ortasına aklınıza gelecek bütün yeşillikler konmaya başlıyor. Göbek, marul, roka, tere,nane üstüne de minicik turplar ve domatesler. Sonra şefimiz gelerek gözünüzün önünde onları ustaca kesiyor ve doğruyor. Yağ ve nar ekşisi ile şöleni tamamlamak ise size kalmış. 



Bu salataya benim diyen itiraz edemez. restoranın içinde manav reyonu bulunuyor ve bütün malzemeyi orada görebiliyorsunuz. Tabii bu kadar taze ve lezzetli malzeme bulmak çok önemli. Bu salata dağının ardından kızarmış yarım ekmek üstünde servis edilen köfteler çok geçmeden masaya geliyor. Dediğim gibi çatal bıçak yok elle bu ziyafete başlayacaksınız. Köfte dediğinizde çok titiz olurum ama ben bu köfteye bayıldım. Siniri yağı alınmış et ızgarada sürekli çevrilerek pişmiş ve içi sulu kalmış. Tadı da çok güzel. 



Köfte kesinlikle çok ustaca hazırlanmış ve pişirilmiş. Bu servis şekli de değişiklik arayanlar için ideal olmuş. Masanızın ve dükkanın temizliği elle yediğiniz bir ortamda sizi rahatlatıyor. Ben köfte sıralamamı tekrar yapacağım herhalde. Bu arada güleryüzlü personeli yazmadan olmaz. 



Yemeğin ardından kabak tatlısı yemenizi de tavsiye ederim. Çatal olmadığı için kabak tatlısı da küçük küçük kesilerek kürdanla servis ediliyor. Sereserpe Köfteci tam bir konsept yaratmış. Bu işte farklı olmak istiyorsanız özgün olmanızda fayda var. Burası kesenizi de yormayacak bir mekan. Salataya ücret almıyorlar ve adam başı 20 TL civarında ödeyerek tam bir ziyafet çekebilirsiniz. 

Adres: Ali Nihat Tarlan caddesi 87/2 Bostancı - İstanbul 

Tel: 0216 658 77 00

FİNCAN CAFE - BURGAZADA

İstanbul'da yaşayanların çoğu Adalara ayda yılda bir gider. Oysa hemen dibimizde böyle bir cennet olması bizim için büyük şans. Ben özellikle hava güzel olduğunda motora atlayarak adaları dolaşmayı çok severim. Büyükada ne yazık ki Mayıs ayından itibaren özellikle Pazar günleri adım atılmayacak kadar kalabalık oluyor. Heybeli de keza aynı şekilde, benim favorim son dönemde Burgazada... Burası hem sakin hem de yürüyüş yapmak isteyenler için güzel bir parkuru var. Burgazada'da yemek için alternatif çok. Son dönemde ünü artan Kalpazankaya ayrı bir yazı konusu, ama benim size tavsiyem iskelede bitişik balıkçıların tam ortasında yer alan Fincan Restaurant...



Burası Fincan Cafe olarak da biliniyor. Tam bir aile işletmesi ve aslen adalı olan Rasim Sofuoğlu servisle ilgilenirken Girit göçmeni aileden gelen eşi Canan Hanım mutfakta harikalar yaratıyor. Yazın yardıma gelen kızları da ekibi tamamlıyor. İşin içinde Girit mutfağı olduğu zaman mezeler hemen ön plana çıkıyor tabii ki... 1986'dan beri hizmet veren mekan son 8 yıldır çeşitleri arttırarak iddialı bir restorana dönüşmüş. Tabii özellikle hafta sonu olduğunda Rasim beyin dobra dobra söylediği gibi servis biraz yavaşlıyor ama hiç önemli değil.. 



Mezeler arasında kendinizi kaybedebilirsiniz çeşit çok ve hepsi lezzetli ama tarama hemen ön plana çıkıyor. Vedat Milör'e göre yediği en iyi tarama burada yapılıyor. Deniz börülcesi ve Girit Dolma da bence çok iyi. Közlenmiş patlıcanla yapılan salata da süper. Burada midye ile yapılan çok sayıda meze bulunuyor. Midyeleri Rasim bey kendisi çıkartıyor ve güvenle yiyebilirsiniz. Midye Dolması benim yediğim en iyilerinden birisi. Ayrıca midye salatası ve karışık deniz mahsulleri salatası çok güzel. Mezelerde el lezzeti önemli ama kullandıkları zeytinyağının kalitesi de mezelerin bu kadar güzel olmasını sağlıyor. 



Mezeler arasında kaybolmadan ara sıcaklara geçmek gerekiyor. Bence en başarılı oldukları yer ara sıcak. Yazın bütün kalamar gelince ızgara kalamar da yaparlar inşallah ama benim favorim ızgara olsa da kalamar tava da tertemizdi. Taratoru yapmak kolay gibi gözükür ama ayrı sanattır, burada tarator bir harika...Paçanga böreği de güzel ama buradan peynir kroket yemeden ayrılırsanız üzülürsünüz. Kendinize hakim olun yoksa limitsiz kroket yemeniz işten değil. İçinde sadece eski kaşar kullanılıyor. Karides güveç ise masada bayram havası estirebilir. 



Buranın bana göre spesyali güveçte ahtapot. Ahtapotun bütün bir bacağı önce ızgarada kızartılıyor sonra güvece alınarak tereyağında bir süre pişiriliyor. Ortaya çıkan görüntü ve lezzet anlatılamaz. Ekmeğinizi banarak yemezseniz hakkını vermemiş olursunuz. Salata konusunda da iyiler, ben ince kıyılmış roka ve domates salatası severim rokalar tam istediğim gibiydi. Unutmadan yazmak gerek ben tadına bakmadım ama peynirin de çok özel olduğunu söylüyorlar. Ben mezeler arasında sadece levrek simidini biraz yavan buldum. Beğenen çokmuş ama benim damak tadıma hitap etmedi. 



Balık sevmeyenlere harika et pişiriyorlar özellikle pirzola bulursanız kaçırmayın. Ayrıca ciğer tava da burada mutlaka tadına bakılması gerekenlerden. Balık konusuna gelince; buraya av yasağı başlamadan ya da Ekim-Kasım gibi giderseniz mezeyi az tutup balık yiyin ama yaz aylarında balık yerine meze ve ara sıcaklarla masanızı donatın derim. Biz geçen gün olta istavrit ve sardalye yedik. sardalye mevsimi değil ve tatlandırmak için pul biber ve kekik kullanmışlar. Ben yazın balığa el sürmeden ahtapot-kalamar-karides üçgeninde gezeceğim. 



Bu arada masanıza yanaşan kemancı amcaya bir duble rakı koyup küçük bir fasıl yapabilirsiniz. Burası sımsıcak ortamı ile tam bir aile işletmesi. Garsonlarımız hızlı, işini bilen ve güleryüzlü. Rasim bey ise masanıza gelip hem servisi kontrol ediyor hem de sizinle sohbet ediyor. Sakın rezervasyon yapmadan gitmeyin yer bulamazsınız. Toplam kapasite 60 kişi olduğu için rezervasyon şart. Fiyatlar diğer balıkçılarla aynı seviyede, ama lezzet olarak burası bir iki adım önde. 

Adres: Gezinti caddesi No: 8 Burgazada

Telefon: 0216 381 13 50 - 0533 958 75 23

DENİZ PİDE-KEBAP - GÖNEN

Geçenlerde uzun bir aradan sonra baba tarafımdan akrabalarımın yaşadığı Gönen'in Karaağaçalan köyüne gitme fırsatım oldu. 40 senedir gitmediğim köy çok değişmişti ama yemyeşil doğasıyla yine çok güzeldi. Bu vesileyle Gönen'in merkezinde de biraz gezme şansımız oldu. Karnımız acıktığında ise muhtar İbrahim bizi Deniz Pide'ye götürdü. Burada hem pide hem de kebap çeşitleri bulunuyor ama asıl uzmanlık alanları pide. Temiz ve küçük bir dükkanda hizmet veriyorlar.


Masaya oturunca hemen 3 çeşit meze geliyor ikram olarak. Acılı ezme, patlıcan ve yoğurtla yapılan meze ve içinde havuç olan yine yoğurtlu bir meze... Bunun yanında ortaya salata söylemeden geliyor ve içindeki yeşillikler ile domatesin tadı mükemmel. Zaten böyle bir doğanın içinde daha başka birşey olmaz. Pide siparişi verdiğinizde çok beklemiyorsunuz. Biz 3 kişi değişik pideler istedik, böylece hepsinin tadına bakma şansımız oldu. 


Buranın en çok tercih edilen pidesi Mevlana... Kuşbaşı ve kaşarla yapılan Mevlana gerçekten lezzetli. Pidenin hamurunun biraz kalı olduğunu ama asıl lezzetin buradan geldiğini söylemem gerek. Ben Kuşbaşılı söyledim, Gönen'de olunca yani etin merkezinde kuşbaşının ne kadar lezzetli olduğunu anlatmaya gerek yok sanırım. Kardeşim peynirli istedi ve çok kötü değildi ama etli pideler dururken peynirli yemem...


İstanbul'da pideler daha ufak olduğu için biz 1.5 sipariş ettik ama bitirmemiz mümkün olmadı. Siz aynı hataya düşmeyin çünkü burada porsiyonlar bayağı kallavi... İsteyenlere kebap çeşitleri de mevcut ama dediğim gibi burada pide yenir. Fiyatları da gayet makul.. Hatta bayağı ucuz, 7-8 TL'ye pide satılıyor...


Adam başı 12 TL civarında hesap ödüyorsunuz ve pideler nefis. Buradan çıktıktan sonra çarşıdan Mihaliç peyniri almadan Gönen'den ayrılmayın. 

Adres: Malkoç Mah. Başçeşme Caddesi No: 16 10900 Gönen

Telefon: 0266 762 71 72

KÖFTECİ OSMAN - EDİRNE

Edirne denince akla tava ciğeri gelse de bu güzel şehrimizde başka lezzetler de bulmak mümkün. Özellikle tüm Trakya'da olduğu gibi köfte burada da harika yapılıyor. Uzun yıllardır Edirne'de köfte denince ise akla Köfteci Osman geliyor. Ben ilk kez 1995'de mesleğe yeni başlamışken Sofya'ya otobüsle giden basketbol kafilesiyle burada köfte yedim. Sonrasında ise maç için gittiğimizde ilk tercihimiz ciğer olsa da arada Köfteci Osman'ı da ziyaret ettik. Şehrin kalbinde muhteşem Selimiye Camii yanında yer alan asıl yerinde lezzet sizi bekliyor. 


Osman Usta'da merkez dükkan son derece basit ve sade olup salaş görünümüyle sizi yanıltmasın burada köfte yemeden Edirne'den dönülmez. Her zaman kalabalık olan lokantada kendinize yer bulup oturun ve siparişi verin. Salata ya da piyaz da söylemeyi ihmal etmeyin. Garnitür olarak Edirne'nin meşhur kurutulmuş kızarmış acı biberi de masanıza gelecek. Köfte yanında ayrıca acı sos da tabakta geliyor ve tadı harika...


23 yıldır hizmet veren restoranda köftenin hazırlanması ve pişirilmesi ustaca yapılıyor. Buranın sahibi olan Osman Almadık ve işletmeyi sürdüren oğlu Emre sadece kömür ızgarası kullandıklarını ve eti pişirirken ızgaranın ısısının ayarlanmasından köftedeki yağ oranının ayarlanmasına kadar herşeyin lezzete etki ettiğini söylüyorlar. Zaten belki de yapımı bu kadar basit olan köfteni bazı yerlerde lezzetli olmasının sırrı detaylarda gizlidir.


Köfte gerçekten çok güzel, ben içinin biraz sulu kalmasını ve kurutulmadan pişirilmesini sevdim. Acı sosu ise ayrı bir lezzet patlaması ama sevene... Piyazda kullanılan fasulye de güzeldi, ne erimiş ne de diri kalmıştı bu da olumlu not olarak kayıtlara geçti. Köfteci Osman'da ben servisi biraz vasat buldum. Bazı arkadaşlarım da aynı dertten şikayetçi olunca ufak bir uyarı yapalım: Biraz güleryüz ve kibarlık gerekiyor. Yoksa bu lezzette bir köfte için bile lokantaya gelinmez. 


Yemeğin üstüne Hoşmerim tatlısı yenir. Buradaki höşmerim Balıkesir tarafındakinden bayağı farklı. Ben bu şeklini çok daha fazla beğendim. Hava sıcaksa üstüne bir top sade dondurma iyi gider. Son dönemde tava ciğeri de servis etmeye başladılar ama ben ciğer için başka yerleri tercih ederim. Osman'a köfte yemek için gelinir, bence Trakya'daki 2-3 yerden birisi. 4 şubeye ulaştıklarını öğrendim ama merkezdeki yeri tavsiye ederim. Edirne gezilecek ve görülecek bir şehir. Görmediyseniz mutlaka gidin ve özellikle Selimiye'ye hayran kalarak dönün. 

Adres: SABUNİ MAH. YEDİYOLAĞZI CAD. NO:16 / BALIKPAZARI Merkez - Edirne

Telefon: : (0284) 213 78 91
Daha Büyük Görüntüle

TATAR SALİM - ATAŞEHİR

Bu sitede en fazla ilgi gören köşelerden birisi de Döner... En iyi döner nerede tartışması da gelen mesajlarla sürüyor. Bana göre sıralama belli ama yeni yerleri de denemek gerekiyor. Bu nedenle uzun süredir okuyuculardan gelen tavsiye ile Ataşehir'de Tatar Salim'in yolunu tuttuk. Tatar Salim Ataşehir'e girişte benzincileri geçince Beyaz Fırın'ın da olduğu binanın hemen arkasında bir yerde. Dükkan ferah, son derece zevkli bir şekilde dekore edilmiş ve tertemiz. Bu konuda tam not aldılar.



Tatar Salim Döner Lokantası sadece döner üzerine kurulduğunu ismiyle de belli ediyor. Biga ve Keşan yörelerinden gelen etler kendilerine özgü soslarla marine edilerek hazırlanıyor. Bu dönerin sırrı marinesinde ve söylediklerine göre geleneksel metodlar uygulanıyor. Ayran da mutfakta günlük olarak üretiliyor ve "Ekşi Ayran" olarak adlandırılıyor. Masaya oturunca önden ikramlar geliyor. Bunlar salata, patates kızartması, sumaklı soğan ve turşu... 



Bu ikramlar gerçekten özenle hazırlanmış ve lezzetli. Masanın yıldızı olabilecek salata incecik kıyılmış ve üzerine nar konarak harika hale gelmiş. Soğanı da çok beğendim, acısı limon ve sumakla alınmış soğanı yemeye doyamıyorsunuz. Patates kızartması da olması gerektiği gibiydi. Bu ikramların kalitesi dükkan için olumlu bir not. Ayran isterseniz bardakla isterseniz sürahi ile servis ediliyor. Gelelim asıl konumuza yani dönere... Ben döneri çok yağlı sevmiyorum. Yaprak döner tercihim ve işin içine kıyma girince beğenim azalıyor.



Tatar Salim'de yapılan döner bana biraz yağlı geldi. Bunu beğenenlere lafım yok ama et hem yağlı hem de belki de Cumartesi yoğunluğundan dolayı yeteri kadar pişmemişti. Ama sonra diğer günlerde çekilen başka resimlere de baktım, yine az pişmiş gibiydi. Ben daha çok pişmiş ve yaprak kesilmiş et döner severim. Büyük parçalar halinde kesilip işin içine bol kıyma girince benim için uzak oluyor. Neyse bunu beğenenler gidip yiyebilir, sonuçta dükkan hep dolu ve beğenenler fazla, demek ki damak tadı değişiyor. Ayrıca hem servis çok iyi hem de işletme kusursuz. 



Lavaşı da kuru ve dağılıyordu, arasına döner koymak mümkün olmadı. Ayrıca denediğim ve burada yazmadığım Celal Usta'dan daha az yağlı. Orası yağ konusunda 1 numara... Tatar Salim'de tatlı olarak yine geleneksel metotlarla hazırlanmış fırında sütlaç yiyebilirsiniz. Dükkan tertemiz ve ferah, fiyatlar ise bu kaliteye göre oldukça hesaplı. Ben ne yazık ki ilk 5 içine sokamayacağım, Bayramoğlu ve Karadeniz hala ilk ikide yer alıyor ama siz bir kere deneyin yağlı döner severseniz hoşunuza gidebilir. Fiyat listesi de altta... 



Adres: Atilla İlhan Cad. Efe Sk. No:2/1 Küçükbakkalköy / Ataşehir

Telefon: (216) 408 26 26

MUTLU LOKANTASI - ANKARA

Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu'nun basın tanıtım toplantısı için Ankara'ya gittiğimizde keyifli bir gün yaşadık. Çankaya Köşkü'nde Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ile bisiklete bindik ve sohbet etme şansı yakaladık. Spor basınının yöneticilerini biraraya getiren bu organizasyon sonrasında ise otele dönünce karnımız acıktı ve otel yemeği istemediğimiz için etrafta iyi bir yer aramaya başladık. Burada imdadımıza Ankara'lı olan Milliyet Spor Müdürü Tayfun Bayındır yetişti ve bize döner için Mutlu Lokantasını önerdi. Güvenlik Caddesinde yer alan Mutlu'yu bulmak zor olmadı ve yemeğin sonunda ne kadar doğru bir karar verdiğimizi anladık. 


Öncelikle sahibinin mutlaka belirtilmesini istediği detayı aktaralım: Burası "Aşağıdaki Mutlu" olarak biliniyor ve öyle anılmasını istiyor. Bunun nedeni herhalde bozulan bir ortaklık falan, neyse Mutlu Lokantasında sadece döner yok. Piliç çevirme, 4 çeşit sulu yemek ve hergün yaptıkları taze Arnavut Ciğeri de servis ediliyor. Yemeklerin tadına bakmadım ciğeri denedim: fena değildi... Ama burada döner bir başka...


Döner ülkemizde değişik çeşitlerde yapılıyor ve herkesin damak zevki farklı, mesela çoğu kişinin beğendiği İstanbul Atakent'deki Celal Usta'nın dönerini ben beğenmedim bu nedenle de yazmadım. Yağlı oluşu hoşuma gitmedi. Mutlu'da yediğimiz döner benim sevdiğim gibi biraz kuru ve yaprak döner şeklinde. Büyük parçalarla kesilen döner pek hoşuma gitmez. Buradaki gibi yaprak ve kıyma olmadan yapılan döner eti de iyiyse harika oluyor. Önden masaya salata ve inanılmaz bir yoğurt söyleyin derim...


Sonrasında ise döner ziyafeti başlıyor. İster sade ister pilavüstü sipariş edebilirsiniz. Döneri yediğiniz zaman etin lezzeti ağzınızda güzel bir tat bırakıyor. Ankara'da yediğim en iyi döner desem yanılmış olmam sanırım. Hele benim yaptığım gibi üzerine bolca pul biber serperseniz daha da güzel oluyor. 


Döner çok başarılı ve kesinlikle 1 porsiyon yetmiyor. Burada fiyatlar da makul seviyede... Porsiyon döner 13, pilavüstü 16 TL'den satılıyor. Yemeğin üstüne İrmik Helvası var, ben fıstık konusunda biraz cimri davrandıklarını düşünüyorum ama helva lezzetli. Ankara'da lezzetli bir öğle yemeği için size kesinlikle tavsiye ederim. Bir dahaki gidişimde ciğer ve sulu yemeklerin de tadına bakacağım.


Adres: Güvenlik Cad. No:47/B Aşağı Ayrancı Çankaya Ankara (Meclis Duvarının Köşe Kısmı)

Telefon: 0312 428 80 86

YAKUP 2 - BEYOĞLU

Asmalımescit meyhane olarak belki de Nevizade ile birlikte İstanbul'un en zengin bölgesi. Burada benim ilk tercihimin Asmalı Cavit olduğunu hep söylerim ama Yakup 2'nin de yeri her zaman başkadır. Zaten Cavit Abi bile 12 sene ortaklık yaptığı Yakup için her zaman övgü dolu sözler kullanır. İstanbul'un en iyi meyhanelerinden olan Yakup 2 entellektüel müşteri portföyü ile her zaman farklı bir yerdedir. Mekanı bu hale getiren ve elinde kadehiyle masalar arasında gezerek efsane olan Yakup Arslan'ı ne yazık ki geçen sene kaybettik. Ama eseri aynen yaşamaya devam ediyor.



Asmalımescit'in bu hale gelmesinde Yakup 2'nin büyük payı vardır. Ermeni ve Rumlardan gelen meyhane geleneğini en iyi şekilde devam ettiren Yakup 2'de kalabalık masalar her zaman dikkat çeker. Başka yerde özellikle hafta sonu bu kadar kalabalık masaları kabul etmezler ama geniş iç mekan ve yerleşim sayesinde bunu dert etmezler. Ben rakıyı meze ile içmeyi severim, balık ya da et aramam. Hatta rakı-balık ikilisini de tartışmaya açığım. Neyse rakının gideri meze ise burası mezenin imparatorudur. Yakup 2'de sayısız çeşit mezede kötü olanına henüz rastlamadım. Ama bazıları daha ön plana çıkıyor tabii ki...



Meze tepsisi önünüze geldiğinde kararsız kalabilirsiniz, onun için önceden tavsiye edilenlere yönelmeniz daha iyi olacaktır. Bir kere buranın spesyali olan mezelere bakın derim: Mesela Fesleğenli çamfıstıklı Mezgit başka bir yerde bulamayacağınız bir tat. Levrek marine gerçekten inanılmaz, lakerda bulursanız da sakın kaçırmayın. Bunun yanında olmazsa olmaz beyaz peynir çok kaliteli, pilaki ve patlıcanlı mezeler de sizi tatmin edecek kadar iyi düzeyde. Fava, börülce salatası, semiz otu gibi tercihler de yapabilirsiniz zevkinize kalmış, ama fesleğenli mezgit ve levrek marine yemeden masadan kalkmayın...



Yakup 2'de mezelerden pek fırsat kalmıyor ama ortaya mevsimine göre balık özellikle de istavrit ya da hamsi söyleyebilirsiniz. Ana yemek için ısrarlıysanız ve yemek için yeriniz kalırsa bütün et çeşitlerini de iyi yaparlar. Bu arada unutmadan masaların kralı ciğer burada da lezzetli yapılır. Cavit bu konuda benim için 1 numaradır ama Yakup'da ciğer ona yaklaşır. İsterseniz hiç ana yemek işine girmeden ahtapot ızgara ya da kalamar ile devam edebilirsiniz. Onları da tavsiye ederim.



Bu tercihim sizi şaşırtabilir ama gecenin sonuna doğru iyi kızarmış bir patatesi ararım. Rakı sofrasında alaka kuramayabilirsiniz ama hem burada hem Cavit'de yanında ev yapımı acı hardal ile patates harika gider. Bu tercihe burun kıvıranların tamamı patates masaya gelince hücum ettiler. Yakup'da son dönemde servisin zaman zaman aksadığı eleştirileri yapılıyor ama bu düzeltilebilecek bir durum. Mezeleri, harika ortamı ve herşeyden öte bir klasik olmasıyla Yakup 2 farklı bir yerde duruyor.


Adres: Asmalımescit Caddesi No: 21 Beyoğlu -İstanbul


Telefon: 0212 249 29 25

HAYAT - CİHANGİR

Cihangir'de son dönemde mutfağı iyi olan meyhaneler peş peşe açılmaya başladı. bu semtte özellikle de hava güzel olduğunda sokakta oturmak büyük keyif. Hayat Meyhanesi de sokakta masaları olan arka tarafta da bahçe balkonuyla açık hava keyfi sunan bir yer. İsteyenler için kış günlerinde mükemmel bir zevkle döşenmiş iç mekanı da tercih edilebilir. Cihangir'in en işlek sokağında yer alan Hayat benim gördüğüm kadarıyla çok tercih edilen yerlerden birisi olmayı başardı.



Mekanın dekorasyonu çok zevkli, servis güleryüzlü ve hızlı bunlar olumlu notlar ama ya lezzetler... Bu semtte mekanlar artmaya başladığı ilk yıllarda "Nasıl olsa doluyor" anlayışıyla mutfağa fazla önem verilmedi. Ama son dönemde seçici müşteri portföyüyle birlikte mutfak daha önem kazanmaya başladı. Hayat bu konuda benden geçer not almayı başardı. Masaya oturunca rakı bardaklarının altındaki dantel desenli süsleme göze çarpıyor. Bana göre değil ama şık... Sonrasında ise meze tabağı geldiğinde işiniz zorlaşıyor.



Mezelerden denediklerimle ilgili size tavsiye edebileceklerim arasında fesleğenli mezgit marine ön plana çıkıyor. Fesleğen sosuyla hazırlanan mezgit çok lezzetli ve rakıya iyi eşlik ediyor. Bunun yanında yine deniz mahsulünden gitmek isterseniz levrek sarma bence çok başarılı. Bu iki mezeyi özellikle ön plana çıkardım çünkü masada en beğendiğim mezeler bunlar oldu.Klasik mezelerden börülce salatası, patlıcan salatası ve fava belirli bir standardın üstünde ve lezzetli..



Rakının yanında kaliteli malzemeden hazırlanmış ve iyi bir ustanın elinden çıkan mezeler olduğu zaman gece daha keyifli hale geliyor. Bunun için öncelikle iyi ve doğru alışveriş ve usulüne uygun pişirmek çok önemli. Kullanılan yağın kalitesi ve oranı da mezelerin güzel olmasını sağlayan en önemli faktörlerden. Ahtapot Salatası vasatın üstünde sayılabilir, bunun yanında pazı ve kaya koruğu da ot olarak mutlaka masada olması gerekenlerden. O gece benim önerimle kaya koruğunu üzerinde cevizle servis ettiler ve masadaki herkes çok beğendi. Cevizin tadı kaya koruğunun aşırı ekşi tadını dengeliyor.



Mezeler içinde beğenmediğim sadece lakerda oldu. Torikten yapılan lakerda her yerde iyi çıkmıyor, zaten yapılması kolay değil ve tadının tutması için ustalık istiyor. Burada yedğim lakerda yavan ve kötüydü. Ama lakerda dışında masaya gelen mezelerin hepsini beğendim. O da nazar boncuğu olsun artık. Ara sıcak olarak istediğimiz Kalamar Izgara ise bütün olarak masamıza geldi ve garsonumuz önümüzde dilimledi. Hep söylüyorum bacakları olmayan Bu bile ince düşünüldüğünü gösteriyor. Ayrıca Ahtapot Izgara da çok iyi marine edilmiş ve soslanmıştı. Onu da çok beğendim.



Deniz ürünleri mezeleri ve ara sıcakları gayet başarılıydı. Diğer ara sıcak olarak istediğimiz ve benim rakı masasındaki olmazsa olmazım ciğer ise o kadar iyi gelmedi. Bu işte 1 numara olan Asmalı Cavit'in ciğeri kadar iyi olmasını zaten beklemiyordum, biraz fazla yağlı ve yeteri kadar pişmemiş ciğer gecenin hayal kırıklığı oldu. Hele yanında istediğimiz patates kızartmasını hiç söylemeyelim. Yağ kızmadan atılmış ve acele çıkartılmış patates bu kadar şık bir yere yakışmadı.



Ana yemek olarak balıkla devam edebilirsiniz çünkü şef deniz ürünleri işinde tam not aldı. Sonuç olarak ciğer ve patatese girmezseniz Hayat size tavsiye edebileceğim bir mekan. Burada 3 kişi bir 70'lik ile ana yemeğe dokunmadan 300 TL hesap ödedik. Cihangir şartlarında bence normaldi. Hem mekanın şıklığı hem de lokasyon açısından iyi not alan Hayat 1-2 eksiğini de giderirse tam not alacak kadar iyi yolda....

Adres: Akarsu Caddesi No: 25 - 34433 - Cihangir İstanbul

Telefon: 0212 293 53 74

KÜŞLEME HÜSEYİN USTA - GAZİANTEP

Gaziantep Türkiye'nin gurme başkenti olabilecek 2-3 ilimizden birisi. Buraya gelince nerede yiyeceğiniz şaşırıyor ve hangi yerel lezzetin peşinde koşacaksınız bilemiyorsunuz. Ben Gaziantep'de her zaman önceliği Halil Usta'ya veririm ama maçlar nedeniyle yaptığımız seyahatlerde Halil Usta Pazar günleri kapalı olduğu için başka yer aramaya başladık. Son gidişimizde uzun süredir adını duyduğum Hüseyin Usta'ya gitme şansı bulduk ve Halil'in alternatifini keşfettik. Burası Başpınar Sanayi Bölgesinde ve şehir merkezinden biraz uzakta ama bu yolu geldiğinize değecek emin olun. 



Restoran her zaman dolu ama Pazar günleri yer bulmak daha da zor olabiliyor. Burada Halil Ustanın izinden giden Hüseyin Usta aynı servisi devam ettiriyor. Garson siz masaya oturunca sadece "Acılı mı olsun" diye soruyor ve sonra siz "Yeter" diyene kadar etler geliyor. Acılı Menü dedikleri fiks fiyatı 35 TL olan menüde Lahmacun-Kuşbaşı-Simit Kebabı-Küşleme sırayla masanıza geliyor. Ayrıca istediğiniz kadar Kaşık Salatası ve içecek de fiyatın içinde. Biz en baştan başlayalım. Önce yeşillikler ve harika kaşık salatası masaya geliyor. 



Kaşık Salatası içindeki malzeme ve nar ekşisinin tadıyla inanılmaz bir lezzet. Emin olun bir tabak kimseye yetmiyor. Zaten içeride dizili salata tabaklarını görünce ne kadar çok tüketildiğini anlıyorsunuz. Sıcak pideler de harika. Ziyafet lahmacunla başlıyor. Fındık kadar ufak burada yapılan kadar büyük değil garsonumuzun tabiriyle "Ceviz Lahmacun" sarımsaklı ve size "Bu lahmacun ise biz ne yiyoruz" dedirtecek kadar güzel. Sonra masaya ilk gelen et Kuşbaşı oluyor. Bizim Kuzu şiş olarak da bildiğimiz etler sosuyla lezzetli ve yumuşak. İyi pişmiş ve baharatları da tam kıvamında. Yani acı ama sizi üzecek kadar acı değil...



Tam olarak kendinizi kaybetmeye başlamayın derim çünkü sırada Simit Kebabı var. Bir önceki akşam mekan olarak çok beğendiğim ama mutfağı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim Ayazhan'daki üzerinde ucuz taze kaşar ve bol fıstıkla öldürülen Simit Kebabından sonra bu adeta ilaç gibi geldi. 



Küşleme öncesinde son durak olan bu kebabın ardından sıra assoliste yani Küşleme'ye geliyor. Eti seven birisi için bence doruk noktası Küşleme... Bir et nasıl bu kadar yumuşak ve lezzetli olabiliyor ve bunu neden sadece Antep'de bu şekilde yiyebiliyoruz bilmiyorum. Ama üzerine hiç baharat ve tuz dökmeden hatta mümkünse pideyi bile karıştırmadan lokum gibi eti yiyin derim. Halil Usta ile burası bu işi başka yapıyor doğrusu.



Küşleme masaya adam başı 2 parça olarak servis ediliyor ama bununla yetinmek mümkün değil. Mutlaka ekstra 200 gr. daha sipariş veriyorsunuz. Zaten ne yazık ki bu lezzetler karşısında deyim yerindeyse "insan gibi" yemek mümkün değil. Küşleme bir hayvandan kısıtlı miktarda çıktığı için çok ucuz bir et değil. Ama yemediyseniz çok şey kaçırmışsınızdır emin olun. Yemeğin sonunda yeriniz kalsa da kalmasa da Katmer yemelisiniz. Masaya sıcak sıcak servis edilen Katmer benim yediklerimin en iyilerinden....



Bu ziyafet için Hüseyin Usta'ya teşekkürler. Servis hızlı ve güleryüzlü, hesap fiks menü dışına taşıp fazladan küşleme ve 3 tane katmer söylediğimiz için adam başı 50 TL geldi. Ben denemedim ama burada kahvaltı da veriliyormuş. Burada küşleme ve katmer yemeyen çok şey kaybeder. 

Adres: Adana yolu üzeri BP İstasyonu yanı  Başpınar - Gaziantep

Telefon: 0342 337 20 25