GİRİTLİ RESTORAN - CANKURTARAN

İstanbul'un en iyi içkili restoranı hangisi diye soranlara cevap olarak iki yer arasında karar veremediğimi söylüyordum. Bunlardan ilki hep söylediğim gibi "Asmalı Cavit" diğeri ise "Giritli" idi. Ama ikinci kez gittiğim Giritli bu yarışta çok değil ama sadece 1 adım öne geçmeyi başardı. İstanbul'un bana göre en iyi içkili restoranı olarak size Giritli'yi tanıtmam gerek. Bu mekan İstanbul'un tarihi semtlerinden olan Cankurtaran'da denize yakın ama deniz görmeyen bir sokakta yer alan iki katlı bir köşkden ve harika bahçesinden oluşuyor. Yazın bahçesinde oturmak ayrı bir keyif ama ben iki kez kış aylarında gittim. Köşkün üst katındaki yemek salonu da dekoru ile büyülüyor. 


İçeride duvarda asılı güzel tablolar ve tavan süslemeleriyle son derece zevkli bir şekilde hazırlanan masalar en baştan üzerinizdeki kötü elektriği atmanıza ve güzel bir gece geçirmenize yol açıyor. Buna bir de benim bugüne kadar gördüğüm en kibar ve işini size fark ettirmeden yapan servis elemanları eklenince size düşen mekanın ve yemeklerin keyfini çıkarmak...


Giritli Restoran adından da anlaşılacağı üzere Ege ve Akdeniz lezzetlerini mutfağında sunan bir yer. Giritli bir ailenin kızı olan Ayşe Şensılay buranın kurucusu ve mutfaktaki şefi... Ayşe hanım "Büyük dedem Girit’den gelmiş. Girit mutfağını da aileye taşımış. Bunu paylaşmak istedim. Ama asıl neden, dünyanın en sağlıklı mutfak olarak yıllardan beri kabul ettiği bir gerçeğin, yani “balık, zeytinyağ, ot = sağlıklı yaşam”ın artık bizlerin de yaşamına yerleşmesine katkıda bulunmak doğrusu..." diyor. 25 çeşit meze siz istediğinizde masaya dizilmeye başlıyor. Bittiğinde ise ortaya inanılmaz bir manzara çıkıyor. 


Masada adeta bir kuş sütü eksik. Hangisini anlatmalı ya da hangi mezeyi tavsiye etmeli bilemedim. Benim favorilerim lakerda, Çipez otu, Fava, Turp otu ve tabii ki Girit mezesi. Girit mezesi dedikleri şey kırma acımsı yeşil zeytin. Bunu Bodrum’daki Giritliler hazırlıyorlar, keçi peyniri, sarımsak-ceviz, kurutulmuş dağ otları ve baharat karıştırılıyor, bol zeytinyağı ilavesiyle servis yapılıyor.


Bütün mezeler inanılmaz lezzetli. Ayırım yapmak gerçekten zor. Ufak meze tabaklarında servis edilmesi de sizi yanıltmasın, beğendiğiniz bir meze bitince tekrar isteyerek alabilirsiniz. Ama dikkat edin mezelerle karnınız doymasın çünkü peşinden gelecek olan ara sıcaklar ve harika balıkları kaçırırsınız. Mezelere dönecek olursak barbunya pilaki ve levrek marine de kaçırmamanız gereken lezzetlerden...Bu arada küçücük kaselerde gelen pilavın tadını da çok beğendim. Mezelere başlamadan acıkanlara bire bir...


Giritli'de meze kısmı uzun uzun sürüyor. Bu arada otlu ve lorlu börek gecenin en iyilerinden olmaya aday şekilde servis ediliyor. İçinde değişik otların farklı lezzeti var.


Bu kadar meze ile geçen uzun bir sürenin ardından tam da "Başka ne var" diye sormaya başlarken masaya kalamar, ızgara ahtapot ve gümüş balığından oluşan muhteşem üçlü geliyor. Kalamar güzel, ahtapot ızgara ise tam olması gerektiği gibi yumuşak ve sulu ama bu tabağın kralı gümüş balığı... Olduğu gibi ağzınıza atmanız gereken gümüşlerin lezzetini uzun süredir unuttuğumu fark ediyorum. 


Rakı içerken tam olması gerekenler de bunlar zaten. Uzun süredir Yeni Rakı - Yeni Seri tercih ediyorum. Bu arada gümüş balığı çoğumuzun unuttuğu ve uzun süredir yemediği bir balık. Tadına bakınca bir daha bu kadar uzun ara vermeyeceğimi düşünüyorum. Ahtapotun tam da Bodrum usulü yapılması da dikkat çekici. Zaten Ayşe Hanım Bodrum aşığı olduğunu ve yöredeki pazarlardan alışveriş yapmayı sevdiğini hep söylüyor.


Artık yiyecek yerimiz kalmadığı için son olarak masaya gelen barbun ve istavritin ancak ucundan tadına bakabildik ama muhteşemdi. Balığı pişirmeyi iyi biliyorlar ve balık halinin hemen kıyısında taze balık bula gibi bir sıkıntıları da yok zaten. Bu harika yemeğin ardından tatlı olarak masaya küçük sarılmış içerisi elmalı sigara börekleri getirildi. Yağda kızarmıştı ama inanılmaz hafifti ve 

üstünde pudra şekeri vardı.  Ayrıca fırınlanmış tahin pekmezin 

üstünde de elma rendesi ile servis edildiğini gördük. 



Giritli Restoranda fiks menü uygulanıyor ve fiyatı limitsiz içki ile 

birlikte Şubat 2014 itibariyle kişi başı 115 TL... Bence bu parayı 

hakediyorlar. Giritli 24.00'de kapanıyor. İstanbul'un en iyi içkili 

restoranı olarak Giritli ilk sırada, bence mutlaka gidilmesi gereken 

bir yer...

Adres: Cankurtaran Mh., Keresteci Hakkı Sk No:8, 34122 İstanbul

Telefon: 0 212 458 22 70 - 71
Faks: 0 212 458 22 69
E-Posta: info@giritlirestoran.com

MANİSASPOR KEBAPÇISI - MANİSA

Geçen hafta uzun bir aradan sonra Manisa'ya gittim. Akhisar Belediye-Eskişehirspor maçını anlatmak için Manisa'ya giderken bizi ulaştıran şöförümüzün tavsiyesi ile çarşı içindeki Manisaspor Kebapçısı'na uğradık. Manisa Kebabını uzun yıllar önce İzmir'de adını hatırlamadığım bir yerde yemiştim ve pek beğenmemiştim ama kaptanımız "Sadece burada yemek için ailemle her ay gelirim" dediği için sağlam bir ön referans almış oldum. Yol üstünde şubeleri de var ama asıl işin başladığı küçük dükkan bir başka.


Hüseyin Usta'nın dükkanında içerisi küçük ama kalabalık. Burada yoğun saatlerde kapının dışına kadar taşan uzun kuyrukların olduğu söyleniyor. Masaya oturunca siparişinizi aldıktan sonra tercihe göre soğanlı ya da soğansız yeşillikler geliyor. Burada ayran da bir başka. Kendi özel yapımları ayran için Foça'dan gelen ve sadece yoğurt yapılan bir mandıranın ürünü kullanılıyor. Sonuç olarak mükemmel bir ayran ortaya çıkıyor. 


Manisa Kebabı denilen yemek aslında köfteden oluşuyor. Köfteler için seçilen et süt danasının ön kolundan alınıyor ve lezzeti buradan geliyor. Kömür ateşinde ve geleneksel tarzda mangalda pişirilen ete lezzet katan bir diğer faktör ise tereyağı. Özel bir tereyağı kullanıyorlar ve yumuşaklığı dikkat çeken pidenin üstüne bolca tereyağı dökülerek köfteler hazır hale geliyor. 


Ocağın başında bu dükkanın kurucusu ve sahibi olan Hüseyin Şengül tarafından bizzat bilgilendirildim. Tereyağının kokusu bile insana bu kebabın ne kadar lezzetli olduğunu anlatabiliyor. Buradan sadece tereyağı almak için gelenler olduğu söylendi. Burada iki değişik şekilde servis yapılıyor. Ya benim tercih ettiğim gibi salça sosu ve yoğurt olmadan sade, ya da salça ve yoğurtla birlikte alabiliyorsunuz. Etler o kadar lezzetli ki tadını bozmadan sade yemek daha güzel oluyor ama tercih sizin...


Etler süper ama bir pidenin bu kadar lezzetli olabileceği aklımdan geçmezdi. Hamuru özel olarak hazırlanan pideler halis tereyağı ile ıslatılınca daha da yumuşak oluyor ve adeta ağızda dağılıyor. Bugüne kadar Manisa Kebabı yememiş olmam büyük kayıp. Bakır tabaklar da işin sunumuna ayrı hava katıyor. Ortaya çıkan resmen sanat eseri...


Bu yemekten sonra tatlı isterseniz kadayıf ya da Kemalpaşa bulunuyor. Ben üzerine kaymak takviyesiyle Kadayıf yedim. Bolca fındıkla servis edilen kadayıf çok lezzetliydi. 


Hüseyin Usta tam bir futbol hastası. Manisaspor'da yöneticilik yapmasının yanında Fenerbahçe taraftarı. Ersun Yanal'ın hocalığını da yapan Hüseyin Usta bağlarını koparmadığı Yanal'ı sık sık burada ağırladığını anlatıyor. Geçtiğimiz ay 1 hafta eşiyle Antalya'ya giderek Fenerbahçe kampını takip eden ustamız her maçı seyreden bir futbol tutkunu. Dükkanın girişinde afiş olarak Hüseyin Usta'nın Alex'e servis yapması bulunuyor. 


Manisaspor Kebapçısı kesinlikle gidilmesi gereken bir lezzet durağı. Her detayı düşünen ve kaliteden ödün vermeyen Hüseyin Ustamızı kutluyorum . Çarşıdaki dükkanın yanı sıra Bankalar Caddesi ve İstanbul yolunda da iki şubeleri var. 

Adres: Sinema Park Cd. (Eski PTT karşısı), Manisa,

Telefon: 0236 232 07 20 


BEŞYOL KEBAPÇISI - BURSA

Bursa'da İskender yemek için çok sayıda alternatif bulunuyor. Ben 1 yıl Bursa'da yaşadığım için bazılarınızın bilmediği küçük dükkanlarda da harika İskender yedim. Eski Garajdaki Cemal-Cemil Usta İstanbul'dan gelenlerin en fazla rağbet ettiği yer ve gerçekten de lezzet olarak çok iyi ama talep çok olunca fiyatları da tavana vurdurdular.Şubat 2014 itibariyle porsiyonu 22 TL olan dükkanda porsiyonlar da biraz küçüldü. Neyse biz başka arayışlara girince benim de hep gitmek istediğim ve övgüyle bahsedilen Beşyol Kebapçısına uğradık. Bursa-İstanbul yolunda şehirden çıkarken ilk ışıklarda yer alan mekanda İskender 18 TL...


Mekan son derece temiz ve basit garsonlar ise esprili ve güleryüzlü. İlk olarak gittiğim bu mekanda sıcak bir havanın olması baştan geçer not almalarını sağladı. Burada sadece Bursa Kebabı yani İskender servis ediliyor. Biz akşam saatlerinde gittik ve dönerin sonuna gelinmişti, ustamız resim çekerken bunu özellikle yazmamı istedi...Masaya gelen turşu ise lezzet olarak inanılmazdı ve yemekler gelene kadar çerez gibi tükendi.


Masada yer alan herkes eti bol 1.5 söyledik. İskender masaya gelince porsiyonun büyüklüğüne inanamadık. Görüntü harikaydı ve hemen tereyağı gezdirildi ve ekstradan domates sosu ilave edildi. Sonrasında ortaya çıkan ise adeta bir sanat eseriydi. 


Görüntü güzel ama "Ya Tadı" diye sorarsanız ben tadını da çok beğendim. Kullandıkları et yani kıyma kesinlikle çok kaliteliydi ve içinde hoş bir kekik kokusu vardı. Tat olarak diğerlerinden aşağı kalmadığı gibi bana göre 1 numarayı zorlamayı da başardı. Tadı damağımda kaldı doğrusu...


Yanında isterseniz açık olarak hazırlanan Şıra ya da benim en sevdiğim içecek olan Uludağ Gazozu'nu isteyebilirsiniz. Belki abartıyorum ama Bursa'daki Uludağ Gazozunun tadı bana daha farklı ve güzel geliyor. Beşyol Kebapçısı işini iyi yapan düzgün bir yer. Burada İskender yemediyseniz mutlaka denemelisiniz. 1990'da kurulan işletmenin İhsaniye ve Buttim'de birer şubesi var. 


Tatlı olarak Kadayıf ya da Kaymaklı Kemalpaşa isteyebilirsiniz. İkisi de lezzetli ama burada yediğimiz şeyin adı Kemalpaşa ise biz çocukluğumuzdan beri ne yiyoruz bilmiyorum. Bursa'da alternatif bir İskender önerdim sizlere, burası ile ilgili yapılan yorumlarda ise bazılarının müptelası olduğunu bazılarının ise beğenmediğini gördüm. Ben ilk gruptayım doğrusu...


Adres: Yeni Yalova Yolu No: 240 Beşyol BURSA

Telefon: 0224 255 00 38 – 0224 254 81 00

http://www.besyolkebapcisi.com/bursa-kebabi/



CEMO ETLİ EKMEK - KONYA

Konya'da bu kez değişik bir yerde Etli Ekmek yemek istediğimiz için taksicilere sorduk ve Cemo yanıtını aldık. Maç sonrası bize en yakın yerde olan ( Ya da taksicinin bizi götürmek istediği) Cemo'ya gittik. Konya'da 3 şubeleri bulunuyor: Nalçacı, Meram ve bizim gittiğimiz otogara yakın olan Selçuklu şubesi. Ultrasonik bir binada yer alan Cemo bir restaurantdan daha çok bir düğün salonunu andırıyor. Sonradan öğrendiğimize göre Nalçacı daha otantik ve orijinal olan yermiş. 


Biz Pazar akşamı gittik ve hangar gibi mekanda yer olmadığını gördük. O kalabalıkta 5 dakikada boşalan bir masaya alındık. Yaz aylarında büyük bir terası olan mekan sanırım daha güzel oluyordur. Kalabalık olunca servisin gelmesi de biraz sarkabiliyor. Siparişler alındı ve masa hemen donatıldı. Salata, yeşillik turp, acı turşu biber ile dolan masada ilk gelen bamya çorbası oldu. Ben bamya çorbasını çok severim ve Cemo bu konuda geçer not almayı başardı. 


Çorba sonrası kalabalıktan dolayı 20-25 dakika kadar yemeklerimizin gelmesini bekledik. Burada sadece etli ekmek bulunmuyor ama etli ekmek, bıçakarası ve benim Mevlana diye bildiğim ama burada Konya Böreği denen kaşarlı-kıymalı etli ekmek masaya geldi ve hepsinin tadına baktık. Etli ekmek ve diğerleri gerçekten lezzetliydi ama bu kadar kalabalık olmayan bir ortamda ve bence Nalçacı'daki ufak dükkanda bir kez daha yemek gerek. Ben beğendim, standardın üzerinde bir lezzeti vardı. 


Etli ekmek yemek istemezseniz Konya'nın meşhur Fırın Kebabını ya da Tirit de yiyebilirsiniz. Ayrıca menüde her yerde bulabileceğiniz tavuk şiş ve kuzu şiş gibi seçenekler de mevcut. Burada önemli olan kullanılan etin kalitesi ve benim gördüğüm kadarıyla bu konuda Cemo çok başarılı. 


Kalabalık bir salonda servisler biraz geç geliyor dedik burası normal ama servis elemanları inanılmaz özverili ve çok hızlı. Servisin gecikmesinin nedeni fırının kapasiteye yetişememesi. Tatlı olarak burada size tavsiye edeceğim iki çeşit var. İlki Höşmerim: Balıkesir civarındaki peynir tatlısı olan Höşmerim ile sadece isim benzerliği var. Burada un helvası kavruluyor üzerine bal ilave edilip cevizle servis ediliyor. Tadı mükemmel. Kaymaklı Ekmek Kadayıfı ise vasatın çok üstünde özellikle kaymağın tadı şahane...


Fiyatlar çok hesaplı; Bamya çorbası 7, Etli Ekmek 8, Tatlı 6 TL... Ben düğün salonu gibi olması dışında bir kusur göremedim. Lezzet olarak ise Havzan sanki bir tık daha üstte gibi ama Cemo'da yediğiniz için pişman olmazsınız. 

http://www.cemoetliekmek.com

Adres: Selçuklu Belediyesi yanı Turkuaz İş Merkezi (Real AVM Karşısı) SELÇUKLU/KONYA

Telefon: 0332 249 66 66 - 0332 249 42 42

HACI ŞÜKRÜ FIRIN KEBAP - KONYA

Bu sezon basketbol maçlarını anlatmak için 3 kez Konya'ya gittim. İlk ikisinde de sis yüzünden uçak kalkmadı ve Ankara üzerinden gitmek zorunda kaldık. Son seferinde ise 1 saatlik rötarla da olsa uçağımız kalktı ve Konya'ya ulaştık. Konya'da o kadar fazla lezzet durağı var ki her seferinde başka bir yeri deniyoruz. Geçen gidişimde Havzan Etli Ekmek bir harikaydı. Bu sefer ünlü Fırın Kebabı ya da bizim bildiğimiz adıyla Tandırı denemek için buraların en eski lokantası olan Hacı Şükrü'ye gittik. Eski dediysem gerçekten de öyle... Kuruluşu 1907 yılında...


Ekipte yönetmenimiz Teoman, acar muhabirimiz Burak ve ben vardık. Tufan ise tenis aşkıyla finali seyretmek için otelde kaldı ve bu ziyafeti kaçırdı. Burası bazılarının salaş diye adlandırabileceği bir yer. Girişin altında bodrum katındaki salonda duvarlar antika objeler ve eski resimlerle dolu. Ama içerisi temiz ve servis olabildiğince hızlı ve güleryüzlü...


Burada tek bir yemek seçeneğiniz var o da Fırın Kebabı... Sadece tek ürüne odaklanan yerlerin başarısız olma ihtimali yoktur diye başlayarak bizim tandır diye bildiğimiz Fırın Kebabının özelliklerini anlatayım. Fırın Kebabı Selçuklu döneminden gelen bir yemek. 1907'de ilk olarak Hacı Şükrü yapmaya başlamış, Yüzde yüz koyun etinden yapılan kebap için et burada parçalanıyor ve bakır leğenlere döşeniyor. Dişi koyunsa 8 erkek koyunsa 4 saat pişiriliyor. Fırında sadece meşe odunu yanıyor ve alt-üst yapılarak hiç katkı maddesi olmadan kendi yağı ve gerekirse biraz su ilave edilerek pişiriliyor. 


Katkı maddesi olmadığı için midede ekşime ve yanma yapmadığı söyleniyor. Kebap pişince etler kemikten ayrılarak servis ediliyor. 1 porsiyonda 100 gram et var ama burada eskiden gelen bir gelenek hak geçmesin diye her porsiyona 110 gram koyuluyor. Etler saatlerce meşe odununda piştiği için lokum gibi ve tadı harika. Yanında soğan ile servis ediliyor. Kendi yapımları ayran da gerçekten güzel.


İşi bilenlerin elinden yemenin tadına doyum olmuyor. 1,5 isterseniz 150 gramdan fazla et demek ve bu çok doyurucu oluyor. Burada lezzet garantisi veriyorum, koyun eti sevmeyenler bile hiç kokmayan bu yemeği rahatlıkla yiyebilirler. Fiyatları da gayet hesaplı, üstte fiyat listesi var ama tekrar hatırlatmak gerekirse porsiyon 14 TL... Tatlı olarak Konya'nın geleneksel tatlısı Saç Arası ve Kadayıf bulunuyor. Ben Kazasker'deki Konyalılar gibi Saç Arası yapan yer görmedim. Konya'dakiler bile onun yanında vasat kalıyor. 


Kime sorduysam en iyi Fırın Kebabı Hacı Şükrü'de yapılıyor dedi ve bence haklı çıktılar. Konya'da mutlaka gidip tadına bakmalısınız. Meram'da şubeleri de var...

Adres: Devri Cedid Mh. Cem Sultan Vd. No:327/A, Konya

Telefon: 332 352 76 23

PAÇACI ŞEMSİ - ANTALYA

Antalya'da maçta inanılmaz bir soğuk yedikten sonra saat 23.30 olunca kendimize bir çorbacı bulalım istedik. Otel resepsiyonundaki görevlinin tavsiyesi üzerine Paçacı Şemsi'yi bulmak için yola çıktık. Merkezde kolay bir yerde olan Şemsi 1976 yılında kurulmuş ve Antalya'da Konyaaltı ve Kırcami'de iki şubesi daha bulunuyor. 


İçerisi tıklım tıklım olan mekanda karşıdaki kaldırımda bir dükkanı da kullanıyorlar. Masada her çorbacıda olan detaylar göze çarpıyor ama Antalya'da olunca limonların güzelliği bir başka. Ortada ekmek, baharatlar,sirke ve sarımsak ve acı biber masada hazır. Gelen koku sizi daha da acıktırıyor ama burada servis çok hızlı ve çorbalar tam benim sevdiğim gibi çok sıcak olarak getiriliyor.


Paçacı Şemsi de 6 çeşit çorba bulunuyor: Buranın spesyali olan Simitli Kelle Paça, Kelle Paça, Tuzlama, İşkembe, Tavuksuyu ve Mercimek.... Ayrıca istediğiniz sakatat çorbalarını karışık olarak da servis edebiliyorlar. Ben en sevdiğim çorba olan Kelle Paça istedim. Masaya aşırı sıcak gelen çorbanın üstünde terbiyesi koyu kıvamıyla dikkat çekiyordu. Ayrıca hemen kızdırılmış tereyağ üstüne servis edildi. 


Çorba bol etli ve porsiyon olarak gerçekten doyurucu. Terbiyesi çok güzel bir lezzet vermiş ve tereyağı ile birlikte damağınızda harika bir tat bırakıyor. Ben bu şekilde hiç içmemiştim ama gerçekten çok beğendim. Turgay Demir işkembe istedi ama üstüne eklenen terbiyenin çorbaya gitmediğini söyledi. Ben de yarım tuzlama istedim ve kelle paçada harika olan terbiyenin tuzlamada o kadar iyi kaçmadığını gördüm. Ama isterseniz çorbayı terbiyesiz olarak alabilirsiniz. O zaman tadı daha iyi oluyor.


Tavuksuyu çorbanın tadının da güzel olduğunu içenlerden öğrendik. Burada çorba dışında yenecek bir çeşit yok. Ama sonrasında en az çorbaları kadar meşhur olan bol cevizli kabak tatlısı yiyebilirsiniz. Tahinli olarak da servis edilen kabak tatlısı da övgüyü hak ediyor. Karşı kaldırımda duran kabak stoğu ise bu tatlının ne kadar tuttuğunu adeta kanıtlıyor. 


Fiyatlar çok cebi yakan kıvamda değil ama porsiyonlarının doyurucu olması en önemli avantajları. Yemek sonrasında çay olmaması eleştiri konusu olabiliyor. Özellikle kelle paça ve kokteyl dedikleri karışık çorbayı tavsiye ederim. 

Adres: Tahıl Pazarı Mah. Cengiz Tonguç Caddesi 07040 Antalya

Telefon: 0242 247 50 73

http://www.pacacisemsi.com

HAKKI BABA DÖNER - ANTALYA

Bu sitede belki de en eksik kalan ilimiz Antalya idi. Sürekli gelen mesajlarda Antalya'dan başka mekanlar öneriliyor ve yazmam isteniyordu. Ben de Antalyaspor-Tokatspor maçı için gittiğimde bu fırsatı değerlendirdim. İlk tercihim şehir merkezinde yer alan ve adını hep duyduğum Hakkı Baba Dönercisi oldu. Burası 1924 yılında kurulan Antalya'nın en eski dönercisi. Hakkı Baba kurucusu ve şu anda işin başında olan Levent ve Tuncay Baharlı'nın dedesi. 3 kuşaktır bu işi yapıyorlar.



Daha önce yine merkezde başka dükkanlarda bulunan Hakkı Baba 1984 yılından bu yana şimdi olduğu yerde hizmet veriyor. İçerisi basit döşenmiş ama temiz. 11.30-13.30 arası yer bulmak zor olabiliyor ama biz 14.30 gibi gittiğimiz için çok kalabalık değildi. Döneri bizzat Levent Bey kesiyor. Odun ateşinde kendi özel formülleriyle hazırlanan ve pişirilen döner daha içeri girer girmez kokusuyla sizi cezbediyor.



Burada sadece döner servis ediliyor ama 3 farklı şekilde: İsterseniz sade isterseniz salça soslu ya da İskender olarak dönerinizi yiyebilirsiniz. Masaya önce domates, yeşil acı biber ve kızramış soğan geliyor. Özellikle ızgarada pişen soğanın tadı çok güzel ve dönere de yakışıyor. Ben hem salça soslu hem de sade olan tabağı yedim. Etin kalitesi ve dönerin güzelliği buranın ününü nasıl kazandığını kanıtlıyordu. 



Dönerin içinde hatırı sayılır miktarda yap bulunuyor. Kuru ve yağsız döner sevenlere göre değil ama benim tam damak tadıma göre olduğunu söyleyebilirim. Altına sıcak pide ve isteğe göre üstüne eritilmiş tereyağı ile servis ediliyor. Tüm bu lezzetler birleşince de tam bir ziyafet oluyor. Hele o soğan, gerçekten nefis....Döner için yapacağım tek eleştiri porsiyonda biraz az et olması. 



Dönerin porsiyonu 14 TL, salçalı olunca 16 TL ve meşrubatlar 3 TL. Ayrıca yemeğin üstüne tulumba tatlısı da yiyebilirsiniz. Tulumba mükemmel değil ama vasatın üstünde. Antalya'ya yolu düşenlere şiddetle tavsiye ederim. Yeri de tam merkezde ve bulması kolay. İsteyenler Lara'da yer alan şubesine de gidebilir ama eski dükkan her zaman daha iyidir. 

Adres: Atatürk caddesi Ege İş Hanı No: 63 Antalya

Tel: 0 242 241 38 79 

BALKAN LOKANTASI - BEŞİKTAŞ

Beşiktaş yemek için İstanbul'da en fazla alternatif olan semtlerin başında geliyor. Sürekli olarak söylediğim gibi boş boş dolaşmaktan zevk aldığım Çarşı'da canım sulu yemek istediği zaman ilk tercih ettiğim yer "Balkan Lokantası". Burası hem lezzetli hem de hesaplı bir yer olarak dikkat çekiyor. Beşiktaş'ta öğrencilerin tercih ettiği bu lokanta her yaştan insanı da kendine çekmeyi başarıyor. Ben öğrenci olsam evde yemek pişirmeyle uğraşmak yerine çok ucuza her akşam burada yerim. 



Beşiktaş'ta çarşının içinde Şöhretler Köftecisinin olduğu sokakta bulunan Balkan Lokantasında self servis var. Buraya ne zaman gitsem kuyruk sokağa kadar taşıyor. Sırada beklerken yemeklere göz atmakta ve karar vermekte fayda var. Tepsiyi elinize alır almaz şefimiz sizi "buyrun" bombardımanına tutmaya başlıyor. Strese girerseniz ilk gördüğünüzü seçiyorsunuz. Sıra size geldiğinde acele karar vermemek için önceden kafanızda menü oluşturmalısınız çünkü arkada bekleyen çok sayıda aç ve sabırsız müşteri var. Burada 30'dan fazla çeşit yemek bulunuyor. Çorbayla başlamak isterseniz tavuksuyu çorbasını tavsiye ederim. Mercimek her yerde olduğu gibi...



Self Servis olduğu için elinizde tepsi ile bir menü seçmeniz gerekiyor. Benim en sevdiğim menülerden biri haşlama ve pilav ile cacıktan oluşuyor. Kuzu haşlamanın suyu en sevdiğim yeri. Burada lezzet patlaması yaşamıyorsunuz belki ama haşlamayı güzel yapıyorlar. Pilav ise bir lokantanın ahçısının ne kadar iyi olduğunun göstergesi. İyi pilav yapan yerde korkmadan yiyebilirsiniz. 



En çabuk tükenen yemeklerin başında ciğer geliyor. Bulursanız kaçırmayın çünkü balkanlarda ciğeri kötü yapana rastlayamazsınız. Yemeklerin çeşidi çok fazla ben sadece aralarından size seçim yapma şansı sunuyorum. Biber dolması ve bamya yemeği de deneyip beğendiğim lezzetlerin arasında. 



Yemekler arasında en fazla tüketilen nohut ve kurufasulye... Ben en son gittiğimde ciğer bittiği için orman kebabı ve pilav yedim. Etler yine lezzetliydi yanında kutu kola ile birlikte Ocak 2014'de 10 TL hesap ödedim. Bu fiyata böyle bir yemek gerçekten inanılmaz. 



Burada nohut-pilav-ayran üçlüsünü 7 TL'ye almanız mümkün. İsteyene salata ve zeytinyağlı yemekleri ile tatlı da mevcut. Kasada hızlı bir şekilde yemekleriniz hesaplanıyor ve ödeme alınıyor. Sonrasında yer bulmanız ise biraz zor olabilir. Her masada 1 kişi oturacak diye bir şey yok. Burası halkçı bir mekan "afiyet olsun" diyerek istediğiniz masaya oturun. 



Ben en az 20-25 kez gittiğim bu lokantada hep memnun ayrıldım. Beyoğlu şubeleri de var. Tatlı için hakkınızı sokağın karşısındaki Kafadaroğlu Baklava'da sütlü nuriye ya da şöbiyet yiyerek kullanın derim. 

Adres: Sinan Paşa Mahallesi Şair Leyla Sokak No: 27 Beşiktaş 

Telefon: 0212 585 98 28

İLHAN RESTAURANT - GELİBOLU

Gelibolu ve Çanakkale bence her Türkün mutlaka görmesi gereken yerler. Burada yaşananlar ve kalan anıları bugün bile önümüzü görmemizi sağlayacak değerde. Burada şehitlikleri ve savaşın izlerini gezerken güzel bir yemek için Gelibolu merkezinde yer alan İlhan Restaurant size öncelikle tavsiye edeceğim mekan. Biz Gelibolu civarında yazlıkları bulunan arkadaşlarımızı ziyarete gittiğimizde buraya gelme şansı bulduk. Ben mekanı en sevdiğim filmlerden olan "Hokkabaz" da görmüş ve hafızama kazımıştım zaten...


Denize sıfır konumda ve ortadan geçen bir kanalın kıyısında değişik bir konumda. Burada her türlü deniz ürününü bulabilirsiniz. Ama bu civarda mevsiminde sardalya yemeden ayrılmayın derim. İlhan Restaurant'da benim en çok hoşuma giden personelin ilgisi ve güleryüzü... Ne kadar kalabalık olursa olsun sizinle aynı derecede sıcak ilgileniyor ve hizmeti aksatmıyorlar. 


Meze tabağında yer alan mezeler içinde denediğim hepsi çok lezzetliydi. Kaya koruğu ve patlıcan özellikle tavsiye edeceklerim arasında ön sırada yer bulur. Tabii ki çiroz da güzel. Burada sadece benim değil genel olarak herkesin en beğendiği ise kalamar tava. sadece kalamar tava yemek için bile İlhan'a gelenler var. Yumuşak ve dışı kıtır kalamar tam kıvamında kızartılmış ve çok lezzetli...


Karides ise güzel bir tereyağında sotelenmiş ve iyi ama ben bu kadar ufak karidesi fazla beğenmiyorum. Tarator sosu süper ve midye dolması da sınıfı geçecek kadar iyi. Ama dedim ya burada özellikle mevsiminde mutlaka sardalye yemeniz gerekiyor. Benim en sevdiğim balıklardan olan sardalye ızgara olarak yapılıyor. Yağlı bir balık olmasına rağmen yemeye doyamıyorsunuz. Balıkların hepsi çok taze ve tezgahta beğenerek seçim de yapabilirsiniz. Lüfer bulursanız affetmeyin biz mezgit de yedik onu da beğendim. 


Akşamları giderseniz burada fasıl grubu da canlı müzikle ortamı şenlendiriyor. Özellikle rüzgarlı havalarda masadakilerin uçmaması için dikkat etmeniz gerekiyor. Burada püfür püfür esen rüzgarla güzel bir akşam geçirebilirsiniz. Yemeğin sonunda ise ayva tatlısı ya da peynir tatlısı size tavsiye edebileceklerim arasında. Fiyatlar balığına göre değişiyor ama hesaplı olduğunu söyleyebilirim. 


Adres: Balıkhane sokak no: 2 Gelibolu Merkez 

Telefon: 0286 566 11 24

ONDO - EDİRNE

Edirne basketbol maçları için gittiğimiz şehirler içinde en sevdiğim yerlerin başında geliyor. İstanbul'dan 2,5 saatlik bir yolculuk sonrası rahatça ulaştığımız Edirne'de ciğer en sevdiğimiz lezzet ama başka neler var inanamazsınız. Kapalıçarşı civarında Kemal Usta'da ciğerimizi yedikten sonra Keçecizade'den badem ezmesi alıp peynir için her zaman gittiğimiz dükkana uğruyor ve peynirimizi alıp son lezzet durağına uğruyoruz. Edirne denince akla "ekler" ya da "profiterol" gelir dediğimde bana şaşırabilirsiniz ama ben ne zaman gitsem özellikle "ekler" almadan dönmüyorum. Burak'ın keşfi olan Ondo bu konuda 1 numara...


Yazın daha çok dondurmacı olarak hizmet veren Ondo kış aylarında kendine özgü kreması ile hazırladığı minik ekler ve profiterol ile birlikte tulumba tatlısı ve peynir helvası da satıyor. Üst katta küçük bir oturma yeri de bulunuyor ama biz sürekli olarak paket alıp eve götürüyoruz. Tezgahın başı sürekli kalabalık ve tepsilerin boşalması çok kısa sürüyor. 


Özellikle Yunan ve Bulgarlar alışveriş için geldiklerinde buradan kilolarca alıp dönüyorlar. Dediğim gibi benim favorim ekler... Burada klasik ekler dışında beyaz çikolata ile hazırlanan ekler de satılıyor. Ben bu kadar güzel kreması olan ve hafif bir ekler başka yerde yemedim. İnsan bir oturuşta 10-15 tane yiyebilir. Profiterolü de muhtemelen aynı krema ile hazırlıyorlar. O da gerçekten harika. Paket servis olarak günde kaç kilo sattıklarını merak ediyorum. Soracaktım ama o kadar yoğun çalışıyorlar ki kafalarını kaldıracak vakitleri yok. 


Karışık tabak tam bir canavar. İşin sırrı sadece kremada değil tabii ki.. Hamuru da bence çok özel. Tulumbayı denemedim ama Edirne'de Balkan Tulumbası kötü olmaz herhalde. Burada yazın giderseniz profiterol üstüne dondurma ya da sadece dondurma tabağı da yiyebilirsiniz. Ben geçen sene meyveli dondurmalarını çok beğenmiştim. Höşmerim üstüne dondurma da güzel oluyor.


Fiyatlar gayet makul, eklerin kilosu 16 TL, Profiterol de aynı fiyata satılıyor. Ben güzel bir ciğer ziyafeti üstüne burada tatlı yemenizi tavsiye ederim. Eve de götürmeyi ihmal etmeyin. Tek kusurları çayın olmaması. 

Adres: Tahmis Meydanı - Edirne 

Telefon: 0544 915 06 33