İzmir'de hangi semte giderseniz gidin farklı lezzet durakları bulmanız mümkün. Son dönemde giderek gelişen Bostanlı'da ara sokakların birinde bilenlerin müptelası olduğu bir büfe var: Çağdaş Büfe... Özellikle dilla kaşarlısı dillere destan olan büfeye yıllar önce gitmiştim ve geçenlerde tekrar yeme şansım oldu. Bir kere İstanbul'da büfelerde yediğiniz dilli kaşarlı sandviçi unutun. Sandvicin boyutu da içine konan malzemeler de kat be kat fazla. Burada İstanbul'da konan dilin 4 katını koyarak işe başlıyorlar. Yine bol bol kaşar ve tabii ki İzmir'in olmazsa olmaza doğranmış roka yer alıyor. Turşu ve Rus Salatası ile tamamlanan sandvicin lezzeti inanılmaz. En büyük şoku ise yedikten sonra yaşadık çünkü yediğimiz bu devasa sandvic "küçük" diye geçiyormuş. Büyüğünü kim nasıl yiyor anlayamadık.
Füme dil gerçekten çok lezzetli ve Rus Salatası içinde bolca patates püresi ile tam bir büfeci tarzı. Roka ve turşu ise tazecik ve lezzeti bütünleştiriyor. Çağdaş Büfe'de sadece dil yok, İzmir'lilerin çok sevdiği ve bir zamanlar Alsancak'da Babanın Yerinde yediğimiz Tavuk-Rus burada da çok tutuluyor. Yine kaşar-sucuk ve yumurtalı sandvici ister Rus Salatalı ister Rus Salatasız yiyebilirsiniz. Yumurtanın küçük bir çembere kırılıp pişirilmesine bayılıyorum. Ben dillinin üstüne ancak yarım yiyebildim ama tadı harikaydı.
Sabah kahvaltısını burada sandvicle yapan çok insana rastladık. Zaten akşamüstü gibi kapatıyor yani akşam giderseniz kapalı. Erkenden giderseniz sandvic boyutlarına bakarak sipariş verin. Büyük olanı yemek her babayiğidin harcı olmayabilir. İşini böyle iyi ve düzgün yapan yerler mutlaka marka olmayı başarıyor.
Diğer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diğer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MEŞHUR UNKAPANI PİLAVCISI - FATİH
Nohutlu pilav üstü tavuk milli yemeğimiz olmaya doğru gidiyor. Bu sokak lezzetini en iyi yapanların başında gelen Meşhur Unkapanı Pilavcısı seyyar araba ile başladığı macerasında dükkan açarak farklı bir boyut getirmiş. Her zaman olduğu gibi nam salınca taklitleri de türemiş ama İMÇ'deki dükkan dışında şubelerinin olmadığını hatırlatalım. Diğer seyyar pilavcılar gibi önceleri arabada ve geceleri satış yaparak başlamış. Ajda Pekkan'ın evinde parti verirken kapattığı araba bir şehir efsanesi mi bilinmez ama ilk yıllarında önünde geceleri 20-25 arabalık parklar oluşan ve uzun kuyruklarla dikkat çeken bir yer...
Pilav arabası artan ilgiyle gelen kazançla dükkana dönmüş. İyi de olmuş. Ben uzun bir aradan sonra ilk kez alakasız bir saatte 11.00 civarında gittim. Pilav sabahtan geldiği için demini almış ve kıvamındaydı. Pilavı bu kadar lezzetli yapan bence iki yer var. Birisi burası diğeri de Maslak'ta köprünün altında satış yapan araba. Pilav ve nohut çok lezzetliydi ve üzerine koydukları tavuk miktarına şapka çıkartmak gerekir. Üstelik tavuk eti yavan değil bayağı lezzetliydi. Benim tavuklu pilavda 1 numaram burası. Şubat 2018 itibarıyla tavuklu pilav ve kolaya 11 TL ödedim.
Pilav arabası artan ilgiyle gelen kazançla dükkana dönmüş. İyi de olmuş. Ben uzun bir aradan sonra ilk kez alakasız bir saatte 11.00 civarında gittim. Pilav sabahtan geldiği için demini almış ve kıvamındaydı. Pilavı bu kadar lezzetli yapan bence iki yer var. Birisi burası diğeri de Maslak'ta köprünün altında satış yapan araba. Pilav ve nohut çok lezzetliydi ve üzerine koydukları tavuk miktarına şapka çıkartmak gerekir. Üstelik tavuk eti yavan değil bayağı lezzetliydi. Benim tavuklu pilavda 1 numaram burası. Şubat 2018 itibarıyla tavuklu pilav ve kolaya 11 TL ödedim.
TUNALI VİTAMİN - ANKARA
Sokakta yemeyi seven bir insan için küçük büfeler adeta can cimidi gibidir. İstanbul'da çok sayıda meşhur sokak büfesinden birşeyler yemeyi çok severim. Artık o büfeleri de yazma vakti geldi galiba. Ama ilk olarak Ankara'dan başlayalım. Geçenlerde Ankara'ya maç için gittiğimde Tunalı'ya yakın bir yerde kaldık. Ertesi gün biraz vaktim olunca hava da güneşli iken Tunalı'da bir tur attım ve yıllar önce de uğradığım bir büfe olan Tunalı Vitamin'e geldim. Burası ufacık bir mekan ve önüne attıkları taburelerde servis yapıyorlar. Adından da anlaşılacağı gibi sıkma meyve suları hemen göze çarpıyor. Ben karışık istedim (Nar-Portakal-Elma-Havuç) Yemek için ise tercihim dilli kaşarlı tost oldu.
Dilli Kaşarlının üstüne Rus Salatası ve turşu da ilave ettiler. Tost tam da olması gibiydi ve uzun süredir bu kadar lezzetlisini yememiştim. Sıkma karışık kokteyl ile iyi bir ara öğün oldu. Mekanda sosislinin de çok sattığını gördüm bir sonraki gidişimde deneyeceğim. Ayrıca kavurmasının da özel olduğunu öğrendim yani kavurmalı-kaşarlı tost da sıraya yazıldı. Mekan tertemiz servis hızlı ve fiyatlar hesaplı. Bir büfeden başka ne bekleyebilirsiniz.
Dilli Kaşarlının üstüne Rus Salatası ve turşu da ilave ettiler. Tost tam da olması gibiydi ve uzun süredir bu kadar lezzetlisini yememiştim. Sıkma karışık kokteyl ile iyi bir ara öğün oldu. Mekanda sosislinin de çok sattığını gördüm bir sonraki gidişimde deneyeceğim. Ayrıca kavurmasının da özel olduğunu öğrendim yani kavurmalı-kaşarlı tost da sıraya yazıldı. Mekan tertemiz servis hızlı ve fiyatlar hesaplı. Bir büfeden başka ne bekleyebilirsiniz.
ÖZKANATÇI KARDEŞLER- BÜYÜKDERE
İstanbul'un her yeri farklı lezzetlerle dolu ama Boğaz'da denize sıfır bir konumda hayatımda yediğim en lezzetli Tavuk Kanadı yiyeceğimi söyleseler inanmazdım. Uzun süredir herkesin bildiği ama benim yeni keşfettiğim Özkanatçı Kardeşler bu işin uzmanı. İşin ilginç tarafı gündüz gelen müşterilerin büyük kısmı yakındaki Belgrad Ormanında koşu yaptıktan sonra soluğu burada alıyor. Biz de 6 kilometrelik parkuru aştıktan sonra Büyükdere'de soluğu aldık ve kapıdaki valeye arabamızı verdikten sonra denize sıfır konumdaki masamıza oturduk. Denize sıfır demek ne kadar doğru bilemiyorum çünkü önünde deniz olsa bile kazıklı yol biraz manzarayı bozuyor.
Mekanda alkol de veriliyor ama bu keyfi başka zamana bırakarak hemen siparişlerimizi verdik. Ocağa girmeden bile şişe dizilen kanatlar harika gözüküyordu. Süzme yoğurttan yapılan koyu kıvamlı cacık tam not alırken üzerine anlam veremediğim şekilde yeşillik serpiştirilmiş çoban salata "olsa da olur olmasa da olur" dedirtti. Aman canım o kadar kusur olsun diye önemsemedik çünkü önemli olan kanattı. Burada deniz kenarında yazın püfür püfür esen ferah bir mekanda kanat yapılması ise başlı başına incelenmesi gereken bir konu ama boşverin gitsin...
Kanat mangalda kömür ateşinde piştiği zaman gastronomik olarak bence boyut değiştiriyor. Mangal yapmaya gittiğimizde de kanat gelmesini beklerim hep ama hayatımda buradaki kadar etli kanat görmedim. Özel sosla birlikte ustaca hazırlanmış ve pişirilmiş kanatlar acılı ve acısız olarak servis ediliyor. Biz ikisinden birer porsiyon söyledik. Acılısı öyle yenmeyecek kadar acı değil yerken zorlanmazsınız. Yanında közde pişmiş biber ve domates ile gelen kanatlar gerçekten inanılmaz lezzetliydi. Etli ve içi sulu kalmış kanatları pişirirken de ustalıklarını konuşturmuşlar. Yanında verdikleri sosa batırılmış ekmeği ise yemeden duramadık. Artan ekmekler suda bu anı bekleyen kefallere atılıyor ama ne yazık ki artmadı.
Yemeğin üstüne künefe de yiyebilirsiniz. Biz yürüyüş sonrası tabii ki yemedik ama tadının güzel olduğunu sosyal medyadan öğrendik. Salaş ama temiz bir mekan denizin yanı başında bir yer ve lezzetli bir ürün daha ne olsun. İlk fırsatta rakılı bir sofra için de uğrayacağım. Mekanda fiyatlar normal düzeyde ama merak edenler için Mayıs 2016'daki fiyat listesi aşağıda yer alıyor.
Özkanatçı Kardeşler kesinlikle tavsiye edeceğim bir lezzet noktası mutlaka gitmelisiniz.
Mekanda alkol de veriliyor ama bu keyfi başka zamana bırakarak hemen siparişlerimizi verdik. Ocağa girmeden bile şişe dizilen kanatlar harika gözüküyordu. Süzme yoğurttan yapılan koyu kıvamlı cacık tam not alırken üzerine anlam veremediğim şekilde yeşillik serpiştirilmiş çoban salata "olsa da olur olmasa da olur" dedirtti. Aman canım o kadar kusur olsun diye önemsemedik çünkü önemli olan kanattı. Burada deniz kenarında yazın püfür püfür esen ferah bir mekanda kanat yapılması ise başlı başına incelenmesi gereken bir konu ama boşverin gitsin...
Kanat mangalda kömür ateşinde piştiği zaman gastronomik olarak bence boyut değiştiriyor. Mangal yapmaya gittiğimizde de kanat gelmesini beklerim hep ama hayatımda buradaki kadar etli kanat görmedim. Özel sosla birlikte ustaca hazırlanmış ve pişirilmiş kanatlar acılı ve acısız olarak servis ediliyor. Biz ikisinden birer porsiyon söyledik. Acılısı öyle yenmeyecek kadar acı değil yerken zorlanmazsınız. Yanında közde pişmiş biber ve domates ile gelen kanatlar gerçekten inanılmaz lezzetliydi. Etli ve içi sulu kalmış kanatları pişirirken de ustalıklarını konuşturmuşlar. Yanında verdikleri sosa batırılmış ekmeği ise yemeden duramadık. Artan ekmekler suda bu anı bekleyen kefallere atılıyor ama ne yazık ki artmadı.
Yemeğin üstüne künefe de yiyebilirsiniz. Biz yürüyüş sonrası tabii ki yemedik ama tadının güzel olduğunu sosyal medyadan öğrendik. Salaş ama temiz bir mekan denizin yanı başında bir yer ve lezzetli bir ürün daha ne olsun. İlk fırsatta rakılı bir sofra için de uğrayacağım. Mekanda fiyatlar normal düzeyde ama merak edenler için Mayıs 2016'daki fiyat listesi aşağıda yer alıyor.
Özkanatçı Kardeşler kesinlikle tavsiye edeceğim bir lezzet noktası mutlaka gitmelisiniz.
NAAN BAKE&SHOP - MODA
Son dönemde Moda civarında butik cafe ve kahvaltıcıların sayısı çığ gibi arttı. Özellikle Caferağa'ya doğru olan bölgede adım başı açılan butik cafeler arasında öne çıkanlardan birisi de Naan Bakeshop... Burası hem fırın hem de butik restoran. Eskiden köylerde kara fırınlarda evde pişen ekşi mayalı ekmeklerin değeri yeni yeni anlaşılmaya başladı. Bu ekmeğin tadı başka hiç bir ekmeğe benzemiyor. Naan ekşi mayalı ekmek konusunda tam bir uzman. Sadece restoranda yemiyor alıp evinize de götürmek istiyorsunuz. Bu ekmekten 10 tane alıp derin dondurucuda saklayanlar tanıyorum. Kahvaltı için gelecekseniz hafta sonu erken gelin çünkü mekan çok ufak. Telefonla aradığımda "4 kişiden az rezervasyon" alamıyoruz cevabını verdiler. Oysa mekandaki masaların yüzde 80'i zaten iki kişilik.
Kahvaltı için 11.00 civarında gelip yer bulduk. Ben biraz alışkanlıktan olsa gerek serpme kahvaltı ya da oradaki adıyla Moda Kahvaltısı (48 TL) sipariş ettim. İki kişilik gelen kahvaltıda porsiyonlar iştahlı misafirler için yeterli olmayabilir. Ama yediğimiz bütün ürünler lezzetliydi. Buranın asıl ünlü olduğu ekmek ise çok ama çok az geliyor. Ekstra isterseniz ücretli veriyorlar. İşin bu kısmı bir yana Ekşi Mayalı Ekmek ve Üzümlü Ekmek muhteşem. Bal-Kaymak çok başarılı, peynir ve zeytinler normal, acuka ise lezzetli. Lavantalı zeytinyağı ve keçiboynuzu masada en beğendiklerimiz oldu. Çay demlikle geliyor ama 10 dakika sonra soğuyor. Kahvaltı menüsünde simit ve kızarmış sepet peyniri yazmasına rağmen masaya gelmedi ve sorduğumda "Menüde yok" cevabını aldım.
Buraya kadar çok fazla eleştiri yaptım ama bu kadar lezzetli ekmek ve ürünler yapan bir yerden beklentiler de fazla oluyor. Bir de Moda şartlarında pahalı bir mekan işletiyorsanız biraz daha dikkat etmeniz gerekir. Gelelim işin güzel taraflarına ekmekler gerçekten inanılmaz. Moda Kahvaltısı yerine çok güzel gözüken ve günün her saatinde yiyebileceğiniz Sufii Yumurta (Köy ekmeği üstünde iki poşe yumurta,humus,sucuk-18 TL) ya da Croque Naan (Ekşi Mayalı köy ekmeğine Kars Gravyeri, hardallı lor,füme etli tost, üstüne yumurta ve soslu yeşillik- 21 TL) tercih ederseniz daha mutlu olursunuz. Yanında çayı sıcak sıcak bardakla alabilir ya da Ebru'nun hayran kaldığı inanılmaz kokan Americano içebilirsiniz. Otlu Yumurta (14 TL) da iyi bir tercih olabilir.
Kullandıkları malzemenin kesinlikle 1. sınıf olması ve ahçının işinin ehli olması da artı puanları olarak yazılmalı. Yukardaki yumurtalı bütün ürünler çok lezzetli. Zaten değişik bir kahvaltı isteyenlerin artık şu serpme olayından uzaklaşıp yeni maceralara yelken açmasının zamanı geldi. Bu konuda Naan tam bir öncü konumunda. Öğleden sonra gelirseniz Günün Çorbası ya da salata ve makarnaları tercih edebilirsiniz. Burada favorim Humus-Muhammara ve Zeytin Tepanade'den oluşan Sürme Tabağı (18 TL)
Sandviçler hatta burger bile menüde var. Ayrıca öğle yemeği için her gün değişen menüleri tahtada yazıyor.
Naan lezzet ve özgünlük konusunda tam puan alıyor ama servis ve güleryüz konusunda adım atmaları gerekiyor. Ben ikinci kez gittiğimde farklı lezzetler deneyeceğim. Ama Ekşi Mayalı Ekmek için buraya her zaman uğrarım ve alırım. Size de gidip özellikle yumurtalı özgün lezzetleri denemenizi tavsiye ederim.
Kahvaltı için 11.00 civarında gelip yer bulduk. Ben biraz alışkanlıktan olsa gerek serpme kahvaltı ya da oradaki adıyla Moda Kahvaltısı (48 TL) sipariş ettim. İki kişilik gelen kahvaltıda porsiyonlar iştahlı misafirler için yeterli olmayabilir. Ama yediğimiz bütün ürünler lezzetliydi. Buranın asıl ünlü olduğu ekmek ise çok ama çok az geliyor. Ekstra isterseniz ücretli veriyorlar. İşin bu kısmı bir yana Ekşi Mayalı Ekmek ve Üzümlü Ekmek muhteşem. Bal-Kaymak çok başarılı, peynir ve zeytinler normal, acuka ise lezzetli. Lavantalı zeytinyağı ve keçiboynuzu masada en beğendiklerimiz oldu. Çay demlikle geliyor ama 10 dakika sonra soğuyor. Kahvaltı menüsünde simit ve kızarmış sepet peyniri yazmasına rağmen masaya gelmedi ve sorduğumda "Menüde yok" cevabını aldım.
Buraya kadar çok fazla eleştiri yaptım ama bu kadar lezzetli ekmek ve ürünler yapan bir yerden beklentiler de fazla oluyor. Bir de Moda şartlarında pahalı bir mekan işletiyorsanız biraz daha dikkat etmeniz gerekir. Gelelim işin güzel taraflarına ekmekler gerçekten inanılmaz. Moda Kahvaltısı yerine çok güzel gözüken ve günün her saatinde yiyebileceğiniz Sufii Yumurta (Köy ekmeği üstünde iki poşe yumurta,humus,sucuk-18 TL) ya da Croque Naan (Ekşi Mayalı köy ekmeğine Kars Gravyeri, hardallı lor,füme etli tost, üstüne yumurta ve soslu yeşillik- 21 TL) tercih ederseniz daha mutlu olursunuz. Yanında çayı sıcak sıcak bardakla alabilir ya da Ebru'nun hayran kaldığı inanılmaz kokan Americano içebilirsiniz. Otlu Yumurta (14 TL) da iyi bir tercih olabilir.
Kullandıkları malzemenin kesinlikle 1. sınıf olması ve ahçının işinin ehli olması da artı puanları olarak yazılmalı. Yukardaki yumurtalı bütün ürünler çok lezzetli. Zaten değişik bir kahvaltı isteyenlerin artık şu serpme olayından uzaklaşıp yeni maceralara yelken açmasının zamanı geldi. Bu konuda Naan tam bir öncü konumunda. Öğleden sonra gelirseniz Günün Çorbası ya da salata ve makarnaları tercih edebilirsiniz. Burada favorim Humus-Muhammara ve Zeytin Tepanade'den oluşan Sürme Tabağı (18 TL)
Sandviçler hatta burger bile menüde var. Ayrıca öğle yemeği için her gün değişen menüleri tahtada yazıyor.
Naan lezzet ve özgünlük konusunda tam puan alıyor ama servis ve güleryüz konusunda adım atmaları gerekiyor. Ben ikinci kez gittiğimde farklı lezzetler deneyeceğim. Ama Ekşi Mayalı Ekmek için buraya her zaman uğrarım ve alırım. Size de gidip özellikle yumurtalı özgün lezzetleri denemenizi tavsiye ederim.
ÇINARALTI UYKULUK - SÜTLÜCE
İstanbul'da uykuluk yemek için gidilecek ilk adres her zaman Sütlüce olmuştur. Eskiden burada mezbaha olduğundan en taze sakatat ürünleri de yakındaki dükkanlara dağıtılırmış. O günlerde kurulan pek çok işletme bugün de başta uykuluk olmak üzere sakatat satmaya devam ediyor. Bu bölgede akşam karanlığı çökünce uykuluk yemek isterseniz öncelikle yol kenarındaki seyyar arabaları tavsiye ederim. Hemen alıp devam etmek için ideal ama oturmak hatta yanına iki kadeh içmek isterseniz size önereceğim yer Çınaraltı Uykuluk olacak. İçerisi ferah sayılmaz ama düzenli. Servis elemanları işini biliyor ve hızlı bir şekilde masanızı donatıyor.
Uykuluk öyle herkesin seveceği bir lezzet değil ama seven de kolay kolay vazgeçemez. Yağ olayından dolayı sık yemek doğru değil ama arada güzel oluyor bu meret... Çınaraltı'na gidip uykuluk yemek istemeyenlere mezeler, köfte ve tavuk da servis ediliyor. Masaya oturunca piyaz ya da ufak bir salata hemen geliyor. Çınaraltı uykuluğu hakkını vererek hazırlıyor ve tam sevdiğim gibi servis ediyor. Mezeler her meyhanede hazırlanan seviyede. Özel bir meze öneremiyorum ama hepsi güzel gözüküyor. Ben buraya sadece uykuluk için gittiğim için meze kısmını kısa geçiyorum. Uykuluk henüz sütten kesilmemiş kuzu ve dananın gerdan, yürek, ciğer ya da bağırsak gibi yerlerinden çıkar ve bir hayvanda ortalama 80-100 gram kadar bulunur. Gerdan uykulukunun lezzeti iyidir, yürek uykuluğunun tadı kalkan balığına benzer ve tadı biraz daha iyidir, ciğer uykuluğu sinirli olur. En lezzetlisi bağırsaktan çıkan fındık uykuluktur. Fındık uykuluk sadece küçükbaş hayvanlarda bulunur.
Bu lezzete dur demek mümkün değil. Ama Çınaraltı uykuluğu değişik çeşitlerde yapıyor. Buranın özelliği de bu. Benim favorim sacda hazırlanan uykuluk. Saç Kavurma gibi pişirilen bu lezzet domates ve biberle beraber hazırlanıyor. Bana sorarsanız soğanı biraz daha bol tutabilirler daha lezzetli olur. Ayrıca Güveçte Uykuluk çok farklı bir tat yaratmış. Bunu da denemelisiniz. Bu arayışlara "hayır" diyenlerdenseniz klasik uykuluk sipariş edin. Ayrıca sevenler için beyin salatası da gayet başarılı.
Lezzetli bir uykuluk yemek istiyorsanız tavsiyem özellikle mart, nisan ve mayıs aylarında yemeniz. Nedeni; büyükbaş ve küçükbaş hayvanların doğurma aylarıdır. Kuzu ya da Dana sütten kesilmeden önce uykuluk bölümleri alınması gerekir yoksa Sütten kesildikten sonra uykuluk bölümleri giderek küçülerek ete dönüşür ve yok olur.İster içkili ister içkisiz burada uykuluk yenir. Güzel bir sofra ve Haliç manzarası eşliğinde sohbet daha ne olsun.
Tatlı için seçenekler fazla. Fırında sütlaç ve künefe tavsiye edebilirim. Fiyatlar uygun eğer sakatat seviyorsanız mutlaka deneyin derim. Otoparkı var, yazın dışarı atılan masalarda açık havada da keyif yapabilirsiniz.
Uykuluk öyle herkesin seveceği bir lezzet değil ama seven de kolay kolay vazgeçemez. Yağ olayından dolayı sık yemek doğru değil ama arada güzel oluyor bu meret... Çınaraltı'na gidip uykuluk yemek istemeyenlere mezeler, köfte ve tavuk da servis ediliyor. Masaya oturunca piyaz ya da ufak bir salata hemen geliyor. Çınaraltı uykuluğu hakkını vererek hazırlıyor ve tam sevdiğim gibi servis ediyor. Mezeler her meyhanede hazırlanan seviyede. Özel bir meze öneremiyorum ama hepsi güzel gözüküyor. Ben buraya sadece uykuluk için gittiğim için meze kısmını kısa geçiyorum. Uykuluk henüz sütten kesilmemiş kuzu ve dananın gerdan, yürek, ciğer ya da bağırsak gibi yerlerinden çıkar ve bir hayvanda ortalama 80-100 gram kadar bulunur. Gerdan uykulukunun lezzeti iyidir, yürek uykuluğunun tadı kalkan balığına benzer ve tadı biraz daha iyidir, ciğer uykuluğu sinirli olur. En lezzetlisi bağırsaktan çıkan fındık uykuluktur. Fındık uykuluk sadece küçükbaş hayvanlarda bulunur.
Bu lezzete dur demek mümkün değil. Ama Çınaraltı uykuluğu değişik çeşitlerde yapıyor. Buranın özelliği de bu. Benim favorim sacda hazırlanan uykuluk. Saç Kavurma gibi pişirilen bu lezzet domates ve biberle beraber hazırlanıyor. Bana sorarsanız soğanı biraz daha bol tutabilirler daha lezzetli olur. Ayrıca Güveçte Uykuluk çok farklı bir tat yaratmış. Bunu da denemelisiniz. Bu arayışlara "hayır" diyenlerdenseniz klasik uykuluk sipariş edin. Ayrıca sevenler için beyin salatası da gayet başarılı.
Lezzetli bir uykuluk yemek istiyorsanız tavsiyem özellikle mart, nisan ve mayıs aylarında yemeniz. Nedeni; büyükbaş ve küçükbaş hayvanların doğurma aylarıdır. Kuzu ya da Dana sütten kesilmeden önce uykuluk bölümleri alınması gerekir yoksa Sütten kesildikten sonra uykuluk bölümleri giderek küçülerek ete dönüşür ve yok olur.İster içkili ister içkisiz burada uykuluk yenir. Güzel bir sofra ve Haliç manzarası eşliğinde sohbet daha ne olsun.
Tatlı için seçenekler fazla. Fırında sütlaç ve künefe tavsiye edebilirim. Fiyatlar uygun eğer sakatat seviyorsanız mutlaka deneyin derim. Otoparkı var, yazın dışarı atılan masalarda açık havada da keyif yapabilirsiniz.
Adres: Sütlüce Mahallesi, İmrahor Caddesi No:72, Halıcıoğlu – İstanbul
Telefon: (0212) 210 35 14
TARHANA BABA - UŞAK
Geçen sezon Basketbol Ligine çıkan Uşak Sportif sayesinde daha önce hiç gitmediğim Uşak'ı 3 kez ziyaret etme şansı bulmuş ve buradaki lezzetleri size aktarmıştım. Geçen sene gittiğimde Uşak'ın meşhur tarhanasını da almıştım ve İstanbul'da o tarhana çok beğenilmişti. Bu sezon ilk Uşak seyahati gelince siparişler arttı. Uşak'ta Tarhana Baba bu konuda haklı bir üne sahip. Kurucusu Mustafa Yeldanlı tarhanayı ev ortamında yapıp satma fikrini 1976 yılında düşündü. Sonrasında bunu sağlamak için bayağı savaş verip gereken izinleri alınca iki oğluyla birlikte üretime başlamış. Paslanmaz çelik kazanlarda tarhana karıp iklim ortamında kurutarak devam ettikleri işte 2005 yılında dükkanı açtılar. Sonrasında oğullarına işi bırakarak kenara çekilmiş.
Burada hem tarhana paket olarak satılıyor hem de içeride çorba içme şansınız var. Ben geçen sene burada içmemiştim ama bu kez masaya oturup sipariş verdim. Çorba çok güzel bir servisle sunuluyor. Güveç içinde şimşir kaşıkla içilen çorbanın yanında nohut ve turşu veriliyor. Ayrıca köy ekmeği kızartılarak yanında eşlik ediyor. Çorba gerçekten harika. Acısı kıvamında ve tahta kaşıkla içmek ayrı bir tat veriyor.
Çorbayı nasıl yapmanız gerektiğini de broşür haline getirip paketinizin içine koyuyorlar. Tarhana çorbasının faydaları ve hangi hastalıklara iyi geldiği de burada yazıyor. Faydası o kadar fazla ki anlatamam. Zaten Tarhana Baba yıllardır bunu anlatmak için çaba harcıyor. Benim içtiğim en iyi tarhana burada yapılıyor. Almak isterseniz her boyutta tarhana var. İki çeşidi bulunuyor isterseniz acılı isterseniz acısız olarak alabilirsiniz. Acılısı bayağı yakıyor haberiniz olsun.
Tarhananın kilosu Aralık 2014 itibariyle 19 TL... Ayrıca başka doğal ürünler de satılıyor. Ben erişte de aldım yarım kilosu 8 TL'den satılıyor. Çok değişik reçeller, köy ekmeği, zeytin, zeytinyağı gibi değişik ürünler de bulabilirsiniz. Tarhana Baba için yazabileceğim tek olumsuzluk, satış yapanların asık suratlı olması. Ayrıca espri olsun diye indirim istediğinizde ciddiye alıp sert cevaplar vermeleri hoş değil. Ama Tarhana o kadar lezzetli ki burayı size anlatmam gerekiyordu. İnternet sitesinden de sipariş alıyorlar.
Atatürk Bulvarı No:43 Tarhana Baba - Uşak
0 276 215 44 33
http://www.tarhanababa.com
Burada hem tarhana paket olarak satılıyor hem de içeride çorba içme şansınız var. Ben geçen sene burada içmemiştim ama bu kez masaya oturup sipariş verdim. Çorba çok güzel bir servisle sunuluyor. Güveç içinde şimşir kaşıkla içilen çorbanın yanında nohut ve turşu veriliyor. Ayrıca köy ekmeği kızartılarak yanında eşlik ediyor. Çorba gerçekten harika. Acısı kıvamında ve tahta kaşıkla içmek ayrı bir tat veriyor.
Çorbayı nasıl yapmanız gerektiğini de broşür haline getirip paketinizin içine koyuyorlar. Tarhana çorbasının faydaları ve hangi hastalıklara iyi geldiği de burada yazıyor. Faydası o kadar fazla ki anlatamam. Zaten Tarhana Baba yıllardır bunu anlatmak için çaba harcıyor. Benim içtiğim en iyi tarhana burada yapılıyor. Almak isterseniz her boyutta tarhana var. İki çeşidi bulunuyor isterseniz acılı isterseniz acısız olarak alabilirsiniz. Acılısı bayağı yakıyor haberiniz olsun.
Tarhananın kilosu Aralık 2014 itibariyle 19 TL... Ayrıca başka doğal ürünler de satılıyor. Ben erişte de aldım yarım kilosu 8 TL'den satılıyor. Çok değişik reçeller, köy ekmeği, zeytin, zeytinyağı gibi değişik ürünler de bulabilirsiniz. Tarhana Baba için yazabileceğim tek olumsuzluk, satış yapanların asık suratlı olması. Ayrıca espri olsun diye indirim istediğinizde ciddiye alıp sert cevaplar vermeleri hoş değil. Ama Tarhana o kadar lezzetli ki burayı size anlatmam gerekiyordu. İnternet sitesinden de sipariş alıyorlar.
Atatürk Bulvarı No:43 Tarhana Baba - Uşak
0 276 215 44 33
http://www.tarhanababa.com
MR. SHAKER'S - AYHAN ŞAHENK SPOR SALONU
İstanbul'da yaşayanlar ve salonlarda maç izlemeye gidenler bilir, en güzel sosisli buralarda yenir. Önceki yıllarda Burhan Felek ve Caferağa'da yapılan sosisli sandviçlerin efsane olması da bundandır. Bunların yanında uzun yıllardır efsane olmuş ve hala aynı lezzeti ve kaliteyi sürdüren bir işletme de Ayhan Şahenk Spor Salonu içindeki büfe yeni adıyla Mr. Shaker's... İsim havalı ama aslında buranın sahibi olan Şakir'in İngilizce versiyonu. Salon ilk açıldığında burada daha fazla maç oynanıyordu ve sık sık gitme şansı buluyorduk hatta haftada 1 gün NTV'deki arkadaşlarla burda biz de iddialı maçlar yapıyorduk. Bir ara ayağımız kesildi ama geçenlerde Darüşşafaka - Telekom maçını anlatmak için tekrar uğradım.
Ayhan Şahenk Spor Salonu
Büyükdere Caddesi Derbent Mevkii - Darüşşafaka-Sarıyer
34075 İstanbul
Duvarda burada sosisli yiyen ünlü basketbolcular ve camianın önde gelen isimlerinin fotoğraflarını görebilirsiniz. Benim de bir köşede yerim var. Burada sosis özel olarak seçilip alınıyor ve salçalı suda haşlandıktan sonra taze ekmeğinin içine konularak üzerime Rus salatası, salatalık turşusu ketçap ve mayonez eklenerek hazır hale geliyor. Yıllardır bu işi yaptıklarından artık pişirmenin kıvamını da çok iyi biliyorlar. Sosis kadar Rus Salatası da lezzetli... İsterseniz sandviçe sıcak patates kızartması da ilave ediliyor. Maç öncesi ya da devrede bu sosisli harika gidiyor.
Bazı maçlarda kulüplerle anlaşarak menü hazırlayarak indirim yapıyorlar. Aslında büfe sürekli olarak açık ve öğrencilere de hizmet veriyor. Burada sadece sosisli satılmıyor, ıslak hamburger ya da değişik sandviçler de bulunuyor. Ama sosisli bir başka. Bana göre yolunuz salona düşerse mutlaka aç gidin ve deneyin. Yanında benim çok beğendiğim limonata iyi gidiyor doğrusu...
Ayhan Şahenk Spor Salonu
Büyükdere Caddesi Derbent Mevkii - Darüşşafaka-Sarıyer
34075 İstanbul
BİZİM MİDYECİ AZİZ - ALTINOVA
Her yaz tatil için farklı yerlere gitsem de çocukluğum ve gençliğimin geçtiği, unutulmaz anılarım olan Altınova'nın yeri farklıdır. Burada huzur içinde tatil yapmanın keyfini yaşıyorum. Sahilde favori yiyeceğimiz ise midye dolma. Türkiye'nin her bölgesinde olduğu gibi burada da midye dolma işini aslen Mardin'li olan Aziz yapıyor. Mardin-Midye ilişkisi üzerine bir araştırma yapmak gerekir ama o farklı bir yazının konusu olabilir. Her tatilde Aziz'in midyelerini yemek için sabırsızlanırım.
Gençlik yıllarımda bu midyelerden 100 tane yemişliğim vardır. Şimdi biraz daha kontrollü davranmak gerekiyor ama o kadar lezzetli yapıyor ki bu kontrolü sağlamak biraz zor oluyor. Aziz'in kendi eliyle de yedirdiği oluyor bazen. Midyeler Foça'daki çiftlikten geliyor ve evde Aziz'in eşi baharatını pirincini tam kararında ayarlayarak içini hazırlıyor. Satış işi ise Aziz ve oğlunun elinde. Ayrıca akrabaları da sahilde midye satıyor.
Her zaman güler yüzlü ve cana yakın olan, herkesle iyi geçinen ve gönlü zengin olan Aziz satış işini çok iyi beceriyor. Sabah ağzına kadar dolu olan tepsisini akşama kalmadan bitiriyor. Midye ile en iyi giden buz gibi bir bira tabii ki... Hemen arka taraftaki SSK Gazinosundaki zehir gibi servis elamanlarına bir seslenin biranız soğutulmuş bardakta elinizde olacaktır. Deniz kenarında bundan daha büyük bir keyif olabilir mi?
Bu arada 2014 yazında fiyatlar şöyle: Küçük boy: 50 kuruş, Orta boy: 75 kuruş ve Büyük Boy: 1 TL...Aziz kışın Altınova merkezde arabada satışa devam ediyor. Ayrıca ona ulaşmak isterseniz Facebook'ta "Bizim Midyeci Aziz" olarak bulabilirsiniz. Sahilde sürekli dolaşan midyecinizin nerede olduğunu öğrenmek isterseniz cepten arayabilirsiniz.
Tel: 0532 693 3405 - 0545 302 1274
Gençlik yıllarımda bu midyelerden 100 tane yemişliğim vardır. Şimdi biraz daha kontrollü davranmak gerekiyor ama o kadar lezzetli yapıyor ki bu kontrolü sağlamak biraz zor oluyor. Aziz'in kendi eliyle de yedirdiği oluyor bazen. Midyeler Foça'daki çiftlikten geliyor ve evde Aziz'in eşi baharatını pirincini tam kararında ayarlayarak içini hazırlıyor. Satış işi ise Aziz ve oğlunun elinde. Ayrıca akrabaları da sahilde midye satıyor.
Her zaman güler yüzlü ve cana yakın olan, herkesle iyi geçinen ve gönlü zengin olan Aziz satış işini çok iyi beceriyor. Sabah ağzına kadar dolu olan tepsisini akşama kalmadan bitiriyor. Midye ile en iyi giden buz gibi bir bira tabii ki... Hemen arka taraftaki SSK Gazinosundaki zehir gibi servis elamanlarına bir seslenin biranız soğutulmuş bardakta elinizde olacaktır. Deniz kenarında bundan daha büyük bir keyif olabilir mi?
Bu arada 2014 yazında fiyatlar şöyle: Küçük boy: 50 kuruş, Orta boy: 75 kuruş ve Büyük Boy: 1 TL...Aziz kışın Altınova merkezde arabada satışa devam ediyor. Ayrıca ona ulaşmak isterseniz Facebook'ta "Bizim Midyeci Aziz" olarak bulabilirsiniz. Sahilde sürekli dolaşan midyecinizin nerede olduğunu öğrenmek isterseniz cepten arayabilirsiniz.
Tel: 0532 693 3405 - 0545 302 1274
KARDEŞLER BÜFE - ALSANCAK - İZMİR
Geçenlerde site ile ilgili bir eleştiri aldım: "İzmir'de hep turistik yerlerden bahsediyorsunuz İzmirliler orada yemiyor" diyen okuyucum haklı ama sonuçta ben de İzmir'de turist sayılırım :))
Bu eleştiri üzerine aslında 30 yıldır bildiğim ve zaman zaman uğradığım bir büfeyi tanıtmak istiyorum. Eskiden sık sık İzmir'e gider ve uzu süreler kalırdım. Bu seyahatlerde İzmir Karışık Sandviçi'ni keşfettim. O yıllarda sokak aralarındaki büfeler belediye tarafından yasaklanmamıştı ve özellikle 2-3 yer çok popülerdi. Herkes Efes Oteli'nin yanındaki büfeyi bilirdi ve orası da güzeldi ama bizim yerimiz hemen 2 sokak paralelde yer alan Kardeşler Büfe idi. Sokak arası büfeler saçma bir kararla yasaklanınca dükkana geçiş yapıp taşındılar.
Bu eleştiri üzerine aslında 30 yıldır bildiğim ve zaman zaman uğradığım bir büfeyi tanıtmak istiyorum. Eskiden sık sık İzmir'e gider ve uzu süreler kalırdım. Bu seyahatlerde İzmir Karışık Sandviçi'ni keşfettim. O yıllarda sokak aralarındaki büfeler belediye tarafından yasaklanmamıştı ve özellikle 2-3 yer çok popülerdi. Herkes Efes Oteli'nin yanındaki büfeyi bilirdi ve orası da güzeldi ama bizim yerimiz hemen 2 sokak paralelde yer alan Kardeşler Büfe idi. Sokak arası büfeler saçma bir kararla yasaklanınca dükkana geçiş yapıp taşındılar.
Yeni yerleri Tevfik Fikret Lisesinin çaprazında Cumhuriyet Bulvarı üstünde tam köşe başında. Burada gerçek bir İzmir Karışığı yiyebilirsiniz. Yine biz İstanbulluların sıkça yaptığı bir yanlışlık, İzmir'de Kumru aramaktır. Kumru, Çeşme'ye özgüdür ve İzmir'de asıl meşhur olan ve eskiden beri bilinen Kömürde Sandviç'tir. Bu Kumru'dan tamamen farklı bir ekmeğe tamamen farklı bir yöntemle hazırlanır. Kardeşler Büfede bir karışık yediğinizde ne dediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Burada karışığın içinde yer alan malzemelerden sucuk ve salam ocakta çevirerek pişirilirken içine konulacak sayas (yani peynir) eritilirek harika bir kombinasyon olması sağlanıyor. Yukarıda gördüğünüz tencere içinde salçalı sosta pişen sosis ve turşu ilavesiyle karışığınız hazır oluyor. Ama bununla yetinmeyip içine yumurta da isteyin bence. O yumurtalar ocağın üstüne atılan küçük bir çemberde pişiriliyor ve harika oluyor. Ben 1990'lı yıllarda eski yerinde sadece o yumurta için bile sandviç yerdim. Yanına da şimdi olmayan yerel Sen-Sun gazozu of anam of...
Karışık dediğin böyle olur. Sayas ne diye soranlar ise İzmir'li bir arkadaşlarına danışsın derim. Burada ayrıca Pastırmalı-Yumurtalı sandviç de alternatif bir lezzet olarak sizlere önereceğim bir çeşit. Ben yumurtalı karışıktan şaşmam ama her türlü kombinasyon yapılabilir. Kardeşler Büfe 24 saat açık olduğu için gecenin sonunda acıkan bünyelere de hizmet verebiliyor. Bir tanesi rahatlıkla doyurur, biz gençliğimizde 2 tane yerdik ama şimdi zor :))
İzmir'de ister öğlen yemeğinde ister gece bar çıkışında Kardeşler Büfe en iyi sandviçi yapan yer olarak size tavsiyemdir. Burada Kumpir de yapılıyor ama boşverin gitsin...Eskiden Alsancak'da "Baba'nın Yeri" de vardı orada Tavuk-Rus yerdik harikaydı onu da anmış olalım.
Adres: 1382 Sokak 4/C Alsancak - Konak - İzmir
Telefon: (0232) 421 51 59
GÜNEŞ KOKOREÇ - ÜSKÜDAR
Türkiye'de sokakta yemek kültürünün olmazsa olmazlarından birisi de Kokoreç. Bir dönem "Avrupa Birliği'ne girince Kokoreç yasaklanacak" diye bazı haberler çıkmış ve boğazına düşkün vatandaşlarımızdan " O zaman girmeyelim" tepkileri gelmişti. Zaten bizi sürekli oyalayıp sonunda AB'ye almayacakları için bence Kokoreç için bir sorun yok. Ben Kokoreç'i çok severim ve eskiden Beşiktaş'ta bir arabacıda en lezzetli kokoreci yediğimi söylesem belki de inanmazsınız. Güzel yapan yerlerden birisi de Üsküdar'da merkezde otobüs yazıhanelerinin olduğu küçük sokakta yer alan Güneş Kokoreç...
Özellikle geceleri çok hareketli olan mekan aslında ufacık bir yer. Ama hava güzel olduğunda sokağa atılan taburelerde de yiyebiliyorsunuz. Burada işin sırrı bence kokoreci çok iyi terbiye etmeleri. Ben 3-4 kez gittim ve her seferinde kokorecin nasıl bu kadar hafif olduğunu şaşırdım. Ustanın sırrı nedir bilinmez ama közde pişen kokoreç hem lezzetli hem de çok hafif. Kuzu kokoreç ancak bu kadar güzel olabilir.
Kokoreç iki değişik şekilde yapılıyor. Ya burada olduğu gibi közde ve bütün olarak şişte çevrilip sonra halka halka kesilerek ve en son olarak ince doğranıp diğer malzemelerle karıştırılarak ya da önceden kesilen ve doğranan etin diğer malzemelerle sacın üstünde pişirilmesi ile... Ben ilk seçeneğin daha lezzetli olduğunu düşünüyorum. Güneş Kokoreç ayrıca ekmeğe de ayrı bir özen gösteriyor. Kokoreç şişinin üstünde kızaran ekmekler sonra yağlanarak malzeme içine konuyor.
Güneş Kokoreç'de ayrıca Midye Dolma da satılıyor. Yediklerimin en iyisi değil belki ama vasatın üstünde olduğunu söyleyebilirim. Ben burada yediğim kokoreç gibisini İstanbul'da belki bir yerde daha yedim. Tadı o kadar güzel ki hiç kokoreç yemeyen bazı tanıdıklarım bile burada dayanamayarak yediler ve çok beğendiler. İşlerini iyi yapıyorlar ve temiz çalışıyorlar. Fiyatlar uygun ve gece geç saatte bile açık. Bence mutlaka denemelisiniz.
Adres: Mimarsinan Mahallesi Balaban Caddesi No: 33 - Üsküdar
Telefon: 0532 236 89 44
Özellikle geceleri çok hareketli olan mekan aslında ufacık bir yer. Ama hava güzel olduğunda sokağa atılan taburelerde de yiyebiliyorsunuz. Burada işin sırrı bence kokoreci çok iyi terbiye etmeleri. Ben 3-4 kez gittim ve her seferinde kokorecin nasıl bu kadar hafif olduğunu şaşırdım. Ustanın sırrı nedir bilinmez ama közde pişen kokoreç hem lezzetli hem de çok hafif. Kuzu kokoreç ancak bu kadar güzel olabilir.
Kokoreç iki değişik şekilde yapılıyor. Ya burada olduğu gibi közde ve bütün olarak şişte çevrilip sonra halka halka kesilerek ve en son olarak ince doğranıp diğer malzemelerle karıştırılarak ya da önceden kesilen ve doğranan etin diğer malzemelerle sacın üstünde pişirilmesi ile... Ben ilk seçeneğin daha lezzetli olduğunu düşünüyorum. Güneş Kokoreç ayrıca ekmeğe de ayrı bir özen gösteriyor. Kokoreç şişinin üstünde kızaran ekmekler sonra yağlanarak malzeme içine konuyor.
Güneş Kokoreç'de ayrıca Midye Dolma da satılıyor. Yediklerimin en iyisi değil belki ama vasatın üstünde olduğunu söyleyebilirim. Ben burada yediğim kokoreç gibisini İstanbul'da belki bir yerde daha yedim. Tadı o kadar güzel ki hiç kokoreç yemeyen bazı tanıdıklarım bile burada dayanamayarak yediler ve çok beğendiler. İşlerini iyi yapıyorlar ve temiz çalışıyorlar. Fiyatlar uygun ve gece geç saatte bile açık. Bence mutlaka denemelisiniz.
Adres: Mimarsinan Mahallesi Balaban Caddesi No: 33 - Üsküdar
Telefon: 0532 236 89 44
PAÇACI ŞEMSİ - ANTALYA
Antalya'da maçta inanılmaz bir soğuk yedikten sonra saat 23.30 olunca kendimize bir çorbacı bulalım istedik. Otel resepsiyonundaki görevlinin tavsiyesi üzerine Paçacı Şemsi'yi bulmak için yola çıktık. Merkezde kolay bir yerde olan Şemsi 1976 yılında kurulmuş ve Antalya'da Konyaaltı ve Kırcami'de iki şubesi daha bulunuyor.
İçerisi tıklım tıklım olan mekanda karşıdaki kaldırımda bir dükkanı da kullanıyorlar. Masada her çorbacıda olan detaylar göze çarpıyor ama Antalya'da olunca limonların güzelliği bir başka. Ortada ekmek, baharatlar,sirke ve sarımsak ve acı biber masada hazır. Gelen koku sizi daha da acıktırıyor ama burada servis çok hızlı ve çorbalar tam benim sevdiğim gibi çok sıcak olarak getiriliyor.
Paçacı Şemsi de 6 çeşit çorba bulunuyor: Buranın spesyali olan Simitli Kelle Paça, Kelle Paça, Tuzlama, İşkembe, Tavuksuyu ve Mercimek.... Ayrıca istediğiniz sakatat çorbalarını karışık olarak da servis edebiliyorlar. Ben en sevdiğim çorba olan Kelle Paça istedim. Masaya aşırı sıcak gelen çorbanın üstünde terbiyesi koyu kıvamıyla dikkat çekiyordu. Ayrıca hemen kızdırılmış tereyağ üstüne servis edildi.
Çorba bol etli ve porsiyon olarak gerçekten doyurucu. Terbiyesi çok güzel bir lezzet vermiş ve tereyağı ile birlikte damağınızda harika bir tat bırakıyor. Ben bu şekilde hiç içmemiştim ama gerçekten çok beğendim. Turgay Demir işkembe istedi ama üstüne eklenen terbiyenin çorbaya gitmediğini söyledi. Ben de yarım tuzlama istedim ve kelle paçada harika olan terbiyenin tuzlamada o kadar iyi kaçmadığını gördüm. Ama isterseniz çorbayı terbiyesiz olarak alabilirsiniz. O zaman tadı daha iyi oluyor.
Tavuksuyu çorbanın tadının da güzel olduğunu içenlerden öğrendik. Burada çorba dışında yenecek bir çeşit yok. Ama sonrasında en az çorbaları kadar meşhur olan bol cevizli kabak tatlısı yiyebilirsiniz. Tahinli olarak da servis edilen kabak tatlısı da övgüyü hak ediyor. Karşı kaldırımda duran kabak stoğu ise bu tatlının ne kadar tuttuğunu adeta kanıtlıyor.
Fiyatlar çok cebi yakan kıvamda değil ama porsiyonlarının doyurucu olması en önemli avantajları. Yemek sonrasında çay olmaması eleştiri konusu olabiliyor. Özellikle kelle paça ve kokteyl dedikleri karışık çorbayı tavsiye ederim.
Adres: Tahıl Pazarı Mah. Cengiz Tonguç Caddesi 07040 Antalya
Telefon: 0242 247 50 73
http://www.pacacisemsi.com
İçerisi tıklım tıklım olan mekanda karşıdaki kaldırımda bir dükkanı da kullanıyorlar. Masada her çorbacıda olan detaylar göze çarpıyor ama Antalya'da olunca limonların güzelliği bir başka. Ortada ekmek, baharatlar,sirke ve sarımsak ve acı biber masada hazır. Gelen koku sizi daha da acıktırıyor ama burada servis çok hızlı ve çorbalar tam benim sevdiğim gibi çok sıcak olarak getiriliyor.
Paçacı Şemsi de 6 çeşit çorba bulunuyor: Buranın spesyali olan Simitli Kelle Paça, Kelle Paça, Tuzlama, İşkembe, Tavuksuyu ve Mercimek.... Ayrıca istediğiniz sakatat çorbalarını karışık olarak da servis edebiliyorlar. Ben en sevdiğim çorba olan Kelle Paça istedim. Masaya aşırı sıcak gelen çorbanın üstünde terbiyesi koyu kıvamıyla dikkat çekiyordu. Ayrıca hemen kızdırılmış tereyağ üstüne servis edildi.
Çorba bol etli ve porsiyon olarak gerçekten doyurucu. Terbiyesi çok güzel bir lezzet vermiş ve tereyağı ile birlikte damağınızda harika bir tat bırakıyor. Ben bu şekilde hiç içmemiştim ama gerçekten çok beğendim. Turgay Demir işkembe istedi ama üstüne eklenen terbiyenin çorbaya gitmediğini söyledi. Ben de yarım tuzlama istedim ve kelle paçada harika olan terbiyenin tuzlamada o kadar iyi kaçmadığını gördüm. Ama isterseniz çorbayı terbiyesiz olarak alabilirsiniz. O zaman tadı daha iyi oluyor.
Tavuksuyu çorbanın tadının da güzel olduğunu içenlerden öğrendik. Burada çorba dışında yenecek bir çeşit yok. Ama sonrasında en az çorbaları kadar meşhur olan bol cevizli kabak tatlısı yiyebilirsiniz. Tahinli olarak da servis edilen kabak tatlısı da övgüyü hak ediyor. Karşı kaldırımda duran kabak stoğu ise bu tatlının ne kadar tuttuğunu adeta kanıtlıyor.
Fiyatlar çok cebi yakan kıvamda değil ama porsiyonlarının doyurucu olması en önemli avantajları. Yemek sonrasında çay olmaması eleştiri konusu olabiliyor. Özellikle kelle paça ve kokteyl dedikleri karışık çorbayı tavsiye ederim.
Adres: Tahıl Pazarı Mah. Cengiz Tonguç Caddesi 07040 Antalya
Telefon: 0242 247 50 73
http://www.pacacisemsi.com
SEYHAN PAÇA SALONU - ADANA
Adana'da ne yemeli dediğiniz zaman kebap akla geliyor tamam ama bu güzel şehrimizde çok farklı tatlar da bulunuyor. Kebap yemeden hatta ciğer şiş yemeden dönmeyin ama gece karnınız acıkırsa bir paça çorbası içmeden de dönülmez. Adanademirspor-Bursaspor kupa maçı bitip bizim çıkmamız 23.30'u bulduğu için tercihimizi çorbadan yana kullandık ve "neresi" diye Adana'lı dostlara sorduk. Aldığımız cevap üzerine de stada yakın bir noktada olan "Seyhan Paça Salonu" na rotayı çevirdik. iyi de yapmışız...
Sakatat sevenler için burası bir cennet. İçeri girince sizi öyle bir koku karşılıyor ki sakatat seviyorsanız bayılıyor, sevmiyorsanız kendinizi hemen dışarı atmak istiyorsunuz. Masaya oturunca bir kova dolusu ekmek olduğunu görüyorsunuz ve hemen gelen garsonumuz teneke sürahide su ve ortaya acı biber ile limon getiriyor.
Burada kelle-paça bence en iyi çorba, ama işkembe, tuzlama ya da karışık içmek isteyenleri de harika bir lezzet bekliyor. Burada karışık çorbada ayak, kelle, dil ve de çürük dedikleri yanak kısmındaki siyah etler bulunuyor. Bunun lezzetinin de müthiş olduğu söyleniyor. Ben kelle paça istedim. Burada usta kelle ve ayak etlerini kaseye koyup kaynayan kazandan etsuyu ilave ederek hazırlıyor. İçine sarımsak siz söylemeden konuyor. Üstüne kırmızı toz biber tavada kızdırılarak dökülüyor.
Kelle Paça çorbasının içinde o kadar fazla et var ki , İstanbul'da verilen çorbaları ister istemez sorguluyorsunuz. Tadı muhteşem ve et suyu sizin damağınızda inanılmaz bir lezzet bırakıyor. Çorba çeşitlerinden tuzlama deneyen yönetmenimiz Teoman da çok beğeniyor ama gözü benim kelle paça'da kalıyor.
Güney'de olduğunuzda diğer bölgelerde pek bulamayacağınız bazı lezzetleri de görüyorsunuz. Mesela şırdan ve mumbar gibi bağırsaktan yapılan bazı yemekler var. Ben şırdan yemek istedim çünkü çok övdüler ama karnımız doyduğu için bir sonraki sefere bıraktık. Yine de sizin için fotoğrafını çektim ve beğeninize sunuyorum.
Bilmeyenler için sağ üstteki mumbar altındaki ise şırdan. Ben mutlaka deneyeceğim. Adana'da sakatat yemek ve çorba içmek için adres Seyhan Paça salonu olmalı. Hesap çok makul, çorbalar 8-9 TL... Lezzet garantisi ise sonuna kadar var.
Adres: Cemalpaşa Mah. Gazipaşa Bulvarı Cevdet Yurdakul Caddesi No: 41/C - Adana
Tel: 0 322 454 37 88
Sakatat sevenler için burası bir cennet. İçeri girince sizi öyle bir koku karşılıyor ki sakatat seviyorsanız bayılıyor, sevmiyorsanız kendinizi hemen dışarı atmak istiyorsunuz. Masaya oturunca bir kova dolusu ekmek olduğunu görüyorsunuz ve hemen gelen garsonumuz teneke sürahide su ve ortaya acı biber ile limon getiriyor.
Burada kelle-paça bence en iyi çorba, ama işkembe, tuzlama ya da karışık içmek isteyenleri de harika bir lezzet bekliyor. Burada karışık çorbada ayak, kelle, dil ve de çürük dedikleri yanak kısmındaki siyah etler bulunuyor. Bunun lezzetinin de müthiş olduğu söyleniyor. Ben kelle paça istedim. Burada usta kelle ve ayak etlerini kaseye koyup kaynayan kazandan etsuyu ilave ederek hazırlıyor. İçine sarımsak siz söylemeden konuyor. Üstüne kırmızı toz biber tavada kızdırılarak dökülüyor.
Kelle Paça çorbasının içinde o kadar fazla et var ki , İstanbul'da verilen çorbaları ister istemez sorguluyorsunuz. Tadı muhteşem ve et suyu sizin damağınızda inanılmaz bir lezzet bırakıyor. Çorba çeşitlerinden tuzlama deneyen yönetmenimiz Teoman da çok beğeniyor ama gözü benim kelle paça'da kalıyor.
Güney'de olduğunuzda diğer bölgelerde pek bulamayacağınız bazı lezzetleri de görüyorsunuz. Mesela şırdan ve mumbar gibi bağırsaktan yapılan bazı yemekler var. Ben şırdan yemek istedim çünkü çok övdüler ama karnımız doyduğu için bir sonraki sefere bıraktık. Yine de sizin için fotoğrafını çektim ve beğeninize sunuyorum.
Bilmeyenler için sağ üstteki mumbar altındaki ise şırdan. Ben mutlaka deneyeceğim. Adana'da sakatat yemek ve çorba içmek için adres Seyhan Paça salonu olmalı. Hesap çok makul, çorbalar 8-9 TL... Lezzet garantisi ise sonuna kadar var.
Adres: Cemalpaşa Mah. Gazipaşa Bulvarı Cevdet Yurdakul Caddesi No: 41/C - Adana
Tel: 0 322 454 37 88
KAMİL USTA KELLE-PAÇA - SAHRAYICEDİD
Anadolu Yakasında oturup gece gezmelerinden sonra çorba içmek isteyenlerin mutlaka bildiği bir adresi size tanıtmak istiyorum. Malum alkol aldıktan sonra insanın canı işkembe ya da kelle-paça çekiyor. Ya da içmeseniz bile sakatat seviyorsanız zaman zaman çorba burnunuzda tütüyor. Çorbayı iyi yapan yer bulmak çok kolay değil ve Kamil usta bu işi biliyor.
Dükkanın yeri çok kolay, Erenköy tarafından tünelden çıkıp İnönü caddesine girince heme sağda. Ufak salaş görünümlü bu dükkanda çorbalar gerçekten çok lezzetli. Geceleri geç saatte gidebilirsiniz. Kamil Usta Kahramanmaraşlı ve kelle-paça çorbasını Maraş Usulü hazırlıyor. Artık işin başında kendisi çoğunlukla durmasa da oğlu ve ustaları aynı kaliteyi korumayı biliyorlar. Buranın spesyali kelle-paça çorbası.
Masaya siz oturunca gelen turşu gerçekten çok lezzetli. Cine 5'de her salı yaptığımız 90+3 programı sonrasında geçenlerde Atilla Gökçe ve Fatih Kuşçu ile gece 2 civarında ziyaret ettik. Atilla Abi'nin de en sevdiği çorbacılardan olan Kamil Usta'da Kelle-Paça sevmiyorsanız çok güzel işkembe ya da tuzlama da içebilirsiniz. Ben bu son gidişimde Tuzlama içtim ve çok beğendim. İçinde bol et vardı ve çorbanın suyu inanılmaz lezzetliydi.
Çorba sonrası hala doymadıysanız kelle eti yiyebilirsiniz. ayıklanmış olarak masanıza gelen kelleyi beyinli ya da beyinsiz olarak sipariş edebilirsiniz. Ben beyin sevmediğim için tercihimi öyle yaptım. Gelen kelle eti lezzetli ve yumuşaktı. Burada ayrıca kokoreç de yapmaya başlamışlar. Kokorecin de tadına baktım ve başarılı buldum.
Buranın tatlıları da çok meşhur. Baklava gayet başarılı ama asıl denemeniz gereken fıstıklı kadayıf. Yazın yanında dondurma ile çok iyi gidiyor. Bir çorbacı için tatlıların kalitesi de şaşırtıcı derecede güzel.
Canınız çorba ya da sakatat çekerse Kamil Usta tam size göre. Fiyatlar uygun ve lezzet dorukta. Anadolu Yakasında oturanlar özellikle tavsiye ediyorum. Evde misafir için düşünürseniz büyük kaplarda da servis ediyorlar.
Adres: İnönü Cad. No: 2/B Sahrayıcedid
Tel: 0216 368 67 10
Dükkanın yeri çok kolay, Erenköy tarafından tünelden çıkıp İnönü caddesine girince heme sağda. Ufak salaş görünümlü bu dükkanda çorbalar gerçekten çok lezzetli. Geceleri geç saatte gidebilirsiniz. Kamil Usta Kahramanmaraşlı ve kelle-paça çorbasını Maraş Usulü hazırlıyor. Artık işin başında kendisi çoğunlukla durmasa da oğlu ve ustaları aynı kaliteyi korumayı biliyorlar. Buranın spesyali kelle-paça çorbası.
Masaya siz oturunca gelen turşu gerçekten çok lezzetli. Cine 5'de her salı yaptığımız 90+3 programı sonrasında geçenlerde Atilla Gökçe ve Fatih Kuşçu ile gece 2 civarında ziyaret ettik. Atilla Abi'nin de en sevdiği çorbacılardan olan Kamil Usta'da Kelle-Paça sevmiyorsanız çok güzel işkembe ya da tuzlama da içebilirsiniz. Ben bu son gidişimde Tuzlama içtim ve çok beğendim. İçinde bol et vardı ve çorbanın suyu inanılmaz lezzetliydi.
Çorba sonrası hala doymadıysanız kelle eti yiyebilirsiniz. ayıklanmış olarak masanıza gelen kelleyi beyinli ya da beyinsiz olarak sipariş edebilirsiniz. Ben beyin sevmediğim için tercihimi öyle yaptım. Gelen kelle eti lezzetli ve yumuşaktı. Burada ayrıca kokoreç de yapmaya başlamışlar. Kokorecin de tadına baktım ve başarılı buldum.
Buranın tatlıları da çok meşhur. Baklava gayet başarılı ama asıl denemeniz gereken fıstıklı kadayıf. Yazın yanında dondurma ile çok iyi gidiyor. Bir çorbacı için tatlıların kalitesi de şaşırtıcı derecede güzel.
Canınız çorba ya da sakatat çekerse Kamil Usta tam size göre. Fiyatlar uygun ve lezzet dorukta. Anadolu Yakasında oturanlar özellikle tavsiye ediyorum. Evde misafir için düşünürseniz büyük kaplarda da servis ediyorlar.
Adres: İnönü Cad. No: 2/B Sahrayıcedid
Tel: 0216 368 67 10
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















































