ALİ RIZA'NIN YERİ - GÜMÜŞLÜK

Bodrum sevenleri için gerçek bir cennet. Benim ilk tercihim olmasa da Bodrum'u severim, en son bayram tatilinde Doria Otel'de harika 6 gün geçirdik. Bitez'in enfes koyunda tertemiz plajı ve güzel ortamıyla Doria kesinlikle tavsiye edebileceğim bir otel. Muhteşem manzarası ve ilgili personeliyle Doria benden tam not aldı. Doria Beach ise en güzel koylardan birinde ve burada öğle yemekleri muhteşem. Özellikle kıtır lahmacunu ve pidelerini tavsiye ederim. Burada kaldığınızda kendinizi çok iyi hissediyorsunuz. 



Doria'da kaldık ama akşamları Bitez dışında dolaşarak değişik lezzet mekanları aradık. Gümüşlük'te gündüz yaptığımız tekne gezisi dalgalı deniz yüzünden biraz kabusa dönse de sonrasında akşam yemeğinde dostlarla keyifli bir sohbet bizi kendimize getirdi. Burada kalan arkadaşlarımızın tavsiyesi ile Ali Rıza'nın yerinde hınca hınç kalabalığın arasındaki masaya oturduk. 




Bayram tatilinde oturduğunuz mekandan çok fazla ilgi ve yemeklerde özen beklememek gerektiğini bir kez daha anladım. Ama ortam güzel olunca bunları unutabiliyorsunuz. Masaya önce hardal ve turp otu geldi ve yanında salata. Fena değildi ama Cunda'nın gözünü seveyim...




İyi peynir ve güzel kavun da olunca başlangıç güzel oldu. Sonrasında masaya salatalık turşusu geldi. Bu gerçekten çok lezzetli ve buraya özel bir lezzet. 




Ara sıcak olarak bizim her zamanki favorimiz olan Izgara Kalamar sipariş ettik. Kalamar iyi ızgara edilmişti ama içine o kadar çok pul biber konmuş ki acı sevmeyenlerin ağzına bile sürmesi zordu. bayram yoğunluğunda ustanın elinin ayarı biraz hatta fazlaca kaçmış. Ben zaten Kalamar ve Karidesin pul biberle tatlandırılmasına anlam veremiyorum. 




Bu kalamarın Bayram dışında normal bir zamanda daha iyi servis edileceğine eminim. Neyse balık kısmına gelirsek; barbun siparişi verdik ve harika kızarmış taze barbunları çok beğendik. Etraftaki masalara bakınca gelen balıkların hep beğenildiğine şahit oldum.




Gümüşlük'te balık yemek için Ali Rıza'nın yerini tavsiye ederim. Ama dediğim gibi Bayram Çılgınlığı olmayan bir zamanda mesela Eylül'de tekrar uğramak isterim eminim daha memnun kalırım. 


Tel: 0252 3943047


ALİ BABA RESTAURANT - BÜYÜKADA

İstanbul'da balık yemek için çok farklı alternatifler mevcut ama benim ilk 3 sıramda yer alan balıkçılardan birisi Büyükada'da Ali Baba.. Özellikle Anadolu yakasında oturanlar için Ada yolculuğu hem çok kolay hem de çok keyifli. Bostancı'dan motorla deniz havasını içinize çekerek Ada'ya gitmek başlı başına bir zevk. Yazın en sıcak günlerinde bile püfür püfür esen bir öğleden sonra ya da sonbaharda yapraklar dökülürken bir erken kaçamak için Büyükada tercih edilebilir. Ada'da bir yürüyüş ve tarihi evlere bakarak gezdikten sonra Ali Baba'ya oturma zamanı gelmiş demektir. 


Özellikle yaz aylarında saat 17'den geceyarısına kadar burada masa bulmanız zor, onun için rezervasyon yapmadan gitmeyin. Masaya oturunca meze tabağı arz-ı endam ediyor ve burayı diğerlerinden ayıran taptaze mezelerden istediğinizi seçebilirsiniz. Benden söylemesi balık yemek istiyorsanız meze sayısını sınırlı tutun. 


Ne isterseniz taze ve özenle hazırlanmış ama benim damak tadıma hitap edenler arasında ahtapot salatası, patlıcan ezme, semizotu ve deniz börülcesi ilk sıralara yerleşirler. Rakı sofrasının olmazsa olmazı beyaz peynir ve kavun da olmalı. Burada servis edilen peynit bile nasıl özel bir yere geldiğinizi size kanıtlayacak.

Burası Ada'nın en köklü balıkçılarından hatta şimdi restaurantın olduğu yerde Atatürk balık yemiş. Buranın kurucusu rahmetli Ali Baba ise yıllarca işin başında durarak kaliteden ödün verilmemesini sağlamış. Şimdilerde de damadı Ali aynı geleneği sürdürüyor. Uzun sohbetler için ideal olan mekanda bana göre en iyi yaptıkları şey ara sıcaklar. Başka bir yerde dönüp bakmayacağınız kızartma kabak özel formülle kızartılıyor ve kağıt gibi oluyor.


Sonrasında ise bana göre İstanbul'un en iyi Izgara Kalamarını yemelisiniz. Çoğu yerde pul biber ile tadı bastırılmış olarak servis edilen ızgara kalamar burada bacaklarıyla ve iyi marine edilerek ızgara ediliyor. Benim ve Ebru'nun favorisi...


Sıra balığa geldiğinde ise o mevsimde ne yenirse onu sipariş edin ama eğer varsa Ada Tekiri mutlaka denemelisiniz. Bu tekir sadece ada etrafında bulunuyor ve çok taze. Biz en son gittiğimizde mevsimi olduğu için sardalya istedik ve ızgara sardalya masaya gelince önce görüntüsü sonra da tadı bizi mest etti. 


Ali Baba bana göre İstanbul'da balık yemek için en iyi yerlerin başında geliyor. Harika bir manzara, iyi ve güleryüzlü servis ve lezzetli yemekler; daha ne olsun? Hesap çok ucuz değil ama çoğu yerde berbat servis ve vasat yemeklere verdiğinizden fazla da değil...


Yemeğin üstüne yazın Pirinkipo Dondurması kışın da sıcak bir kahve iyi gider. Dönüş vapurunun saatine iyi bakın yoksa Ada'da kalabilirsiniz. Yeri kolay; vapurdan inince soldan devam edin sona doğru göreceksiniz. 

Tel: 0216 3823733

BENUSEN ESNAF LOKANTASI - KADIKÖY

Kadıköy'de çarşıda dolaşmayı sevdiğimi önceki yazılarımda belirtmiştim. Öğlen yemeğinde çok alternatif olmasına rağmen eğer saatinde yetişebilirsem Benusen Esnaf Lokantasına gitmeyi çok seviyorum. Burada 11,5 gibi başlayan serviste 13.00 gibi yemekler bitmeye başlıyor. Onun için elinizi çabuk tutmalısınız. 



Tam karşısında bulunan ve içki servisinin yapıldığı kardeş mekanla karıştırmayın. Burası sadece öğle yemeklerinde açık olan ve inanılmaz ucuz fiyatlarıyla çevre esnafının ve öğrencilerin akın ettiği bir lokanta. Burada 10 TL ödeyerek karnınızı doyurmanız mümkün. Fiyatlar ucuz ama yemekler çok lezzetli. İşini hakkıyla yapan ve temiz bir mekan. Ben Benusen'de en çok Ciğer ve Fırın Makarna seviyorum zaten en çabuk onlar bitiyor. 




Bu tür esnaf lokantalarında menüde yer alan en önemli yemek bence kuru fasulye. Kuruyu iyi yapar pilavınız da güzel olursa sırtınız yere gelmez. Benusen'de kuru fasulye tam kıvamında ama pilav bazen diri diri olmayabiliyor. O kadar kusur kadı kızında da olur. 




Burada 10 çeşit sulu yemek, zeytinyağlı çeşitleri ve günün özel spesyalini yeme şansınız var. Servis çok hızlı ve kullandıkları yağ kesinlikle midede ekşime yapmıyor. Dediğim gibi ciğer bulursanız kaçırmayın yanına bir pilav ve içecekle birlikte Şubat 2014 fiyatlarıyla 10 TL verin. Ben her ay mutlaka bir kez uğruyorum. Dolma ve tavuk sote de diğer tavsiyelerim..




Yemeğin üstüne burma kadayıf güzel gidiyor ve tadı fena değil. Ben burayı çok seviyorum ama bazı arkadaşlarım aynı fikirde olmayabiliyor. Bence siz deneyin ve kararı verin. 

Adres: Caferağa Mah. Neşet Ömer Sokak 13


Telefon: 0216 338 8418 

CAFE & TAPAS - MADRİD

Madrid'e ilk olarak 1998'de gitmiştim ve Barcelona'yı gördükten sonra bana pek çekici gelmemişti. Geçen yıl ikinci kez gittiğim Madrid'de önce Real Madrid-Galatasaray sonra da Real Madrid-Anadolu Efes maçlarını izleme şansı buldum. Şehri gezince biraz fikrim değişti ama bana göre Madrid Ankara'ya benziyor, Barcelona ise İstanbul gibi...


Madrid'de tabii ki Tapas barları çok meşhur. Şehirde her köşede irili ufaklı tapas yiyip bir kadeh şarap içebileceğiniz yerler var. İlk akşam otelin karşısında ayaküstü takıldığımız yer de güzeldi ama ertesi gün şehir merkezinde yer alan Cafe &Tapas bana göre bir üst seviyedeydi. 


Burada çok çeşitli tapas'ların tadına bakmanız mümkün. Peki tapas ne demek: Basit bir tarifle ; Tapas ortaya paylaşmalık olarak gelen küçük tabaklarda servis edilen tüm mezelere verilen ortak isim. Eskiden barlarda içkilerin içine toz veya sinek kaçmasın diye bardakların üstüne küçük tabaklar konulurmuş. Daha sonra bu tabaklara içkiye yakışan mezeler doldurulmaya başlanmış. Bu tabakların ismi olan tapas işte böyle doğmuş.


İspanya'da yemeğe oturunca bence mutlaka Sangria söyleyin. İster bir bardak ister benim yaptığım gibi 1/2 litre sürahide mutlaka tadına bakmalısınız. Tapas'ın yanında da çok iyi gidiyor. Masaya siz oturunca ikram olarak değişik kuruyemişler ve yeşil zeytin geliyor. Tapaslar çok çeşitli istediğinizi seçebilirsiniz. Patates düşkünü olan ben fırında patates üzerine acı sos ile başladım.


Daha sonra sıra kalamara geldi. İspanya'da yediğim kalamar bizde balıkçılarda verilse sanırım 2 porsiyon olarak hesaba yazılırdı. Bizde kalamar çoğu yerde altınla yarışıyor.

Doymadıysanız minik hamburgerlerin de tadına bakabilirsiniz. Ayrıca klasik ekmek üstü tapaslardan istediğiniz sayıda sipariş edebilirsiniz. Ben ilk gece gittiğim yere göre burayı lezzet olarak çok daha başarılı buldum. Ama orasının atmosferi daha güzeldi. 


Madrid'e gidince Plaza del Sol'a çok yakın olan burayı deneyebilirsiniz. Fiyatlar orta seviyede kışın değişik dekore edilmiş iç mekanı da güzel...

Adres: Montera 10 Madrid 



ERTUĞRUL PİDE - TRABZON

Maç için sık sık gittiğim Trabzon'da pide yemek için iki farklı alternatifim var. Bunların içinde en sevdiğim yer ise Meydan'da köşede yer alan "Ertuğrul Fırın ve Pide"... Gerçek Karadeniz pidesi yemek istiyorsanız mutlaka buraya uğramalısınız. Dışarıdan bakınca ekmek fırını gibi gözükebilir (zaten aynı zamanda ekmek fırını) ama içeri girin ve üst kata çıkın. Ufak bir yer, salaş ama bir o kadar da temiz. 



Resimde de göründüğü gibi hem ekmek yapıyorlar hem de isteğe göre pide. Trabzon'un yerlileri sabah kahvaltısında burada boş pide sipariş edip kendi tereyağlarını getirerek kahvaltı yapıyorlar. Biz oteldeki klasik kahvaltıdan vazgeçerek sabah gittik ve peynirli pide ve çay ile harika bir güne başlangıç yaptık. 



Burada basit bir menü var. Peynirli ve kıymalının yanında kuşbaşılı ya yapıyorlar hepsi bu. Ama pideden bir lokma aldığınız zaman "Bu pide ise ben İstanbul'da ne yedim" dememeniz mümkün değil. Önceki yıllarda peynirli pidenin kenarına küçük bir bıçak saplar verirlerdi, çatal falan yoktu şimdi çatal de veriyorlar ama ihtiyacınız yok. Kenarlarını koparın ve ortasına banarak başlayın.




Sabah kahvaltısında yemedik ama daha sonra öğlen saatlerinde gittiğimiz zaman kapalı kıymalı pide ziyafeti çektik. Bu pideyi de üstünü bıçakla açarak bana bana yemeniz gerekiyor. Bu pideleri lezzetli yapan malzemenin çok iyi olması. Hamuru da kıvamında olunca geriye bir şey kalmıyor zaten. Yemek sonrasında gelecek hesaba şaşırmayın burası çok ucuz. Yeri basit meydanda sol üst köşede...

ROMA DONDURMACISI - BEŞİKTAŞ

Doğduğum ve 30 yıl oturduğum Beşiktaş'ın benim gözümde yeri bambaşka. Beşiktaş'ta ara sıra boş boş dolaşmak ve özellikle eskiden kalan lezzetleri yeniden tatmak çok hoşuma gidiyor. Çarşı'da Karadeniz'de döner yemek benim vazgeçilmez. Dönerden sonra ise kışın rota Kafadaroğlu Baklava yazın ise Roma Dondurmacısı oluyor. 



1962 yılından bu yana kalitesinden ödün vermeden aynı yerinde dondurma satan Roma Dondurmacısı çocukluğumuzda cebimizde para olduğu zamanlarda kaçamak yaptığımız bir yerdi. Beşiktaş Atatürk Lisesi'nde okurken okuldan çıkıp buraya dondurma yemek için gelirdik. Yeri basit Barbaros Bulvarında çarşı girişinde durakların arkasında. 




Dondurmada en sevdiğim tarz Roma Dondurması. Biraz daha yumuşak ve ağızda dağılan tipte olan bu dondurma "buzlu" olanlara göre daha çok damak tadıma hitap ediyor. Burada çeşitler çok ama en fazla çikolatalı ve karamelli olanı seviyorum. Kakaosunu özel olarak seçiyorlar ve tadı bitter-sütlü arasında oluyor. Meyveli dondurma çeşitleri de var. Özellikle yazın sıcaklarda meyveli dondurma seviyorum. Sorbe şeklindeki meyveli dondurmalarında süt sadece muzda biraz işin içine giriyor. Diğerleri çok fresh ve ferahlatıcı. 




Benim hafızam yanıltmıyorsa eskiden biraz daha kremalı gibi yaparlardı. Ama hem kullanılan malzemelerin kaliteli olmasından hem de kıvamını iyi tutturmalarından burası benim için vazgeçilmez. Babadan oğula geçen dükkanda aynı kaliteyi devam ettirmek için çok çalışıyorlar. Bir dondurmacının kalitesi sütlü sade dondurmasından belli olur. Burada harika bir süt tadı ağzınıza geliyor. 





Son uğradığımda Tekirdağ Peynir Helvası da sattıklarını gördüm. Eminim o da lezzetlidir. Size tavsiyem bir kez deneyin eminim pişman olmayacaksınız. 



ÇORBACI İSMET USTA - İZMİR

Türk mutfağında çorbanın yeri ayrıdır. Benim de aralarında olduğum çoğunluk çorba içmeden yemeğe başlamaz. Çorba ayrıca sabah kahvaltısından gece gezmesinin ardından geç saatlerde de içilebilir. Türkiye'nin en iyi çorbacıları arasında İzmir'deki Çorbacı İsmet Usta yer alıyor. İzmir Alsancak'ta yer alan lokanta uzun yıllardır en jeyif aldığım yerlerden birisi...


1950 yılında Mezarlıkbaşı'nda İsmet Yenice tarafından kurulan İsmet Baba Alsancak'taki yerinde 7 gün 24 saat hizmet veriyor. Burada sadece çorba servis edilmiyor ama çorbalar çok farklı. Yumurtalı terbiyeli çorbadan kestirme çorbalarına kadar yaklaşık 20 çeşit çorba bulunuyor. Benim gibi sakatat meraklısı iseniz burası tam size göre. İşkembe,Tuzlama,Kelle-Paça,Beyin gibi çorbaların yanı sıra benim favorim hepsinin karışık olarak tabağa konduğu "Karışık sakatat" çorbası...


Her duvarında Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün fotoğraflarının yer aldığı İsmet Usta gündüz servislerinde tencere yemeklerine ağırlık veriyor. Ayrıca pidelerinin çok iyi olduğunu da eklemeliyim. Izgaralar ve iyi hazırlanmış döneri de tavsiye edebilirim. 


Ama burada asıl ana yemek tavsiyem tandır olacak. İyi bir karışık çorbanın üstüne tandır yemeniz gerekir. Tandırda önemli olan tabii ki kullanılan et... Burada tüm etler Gönen'den getiriliyor ve ustaca pişiriliyor. Tandır pilav üstü olarak servis ediliyor. Mutlaka denemelisiniz. 


Tatlı çeşitlerinde de iddialı olan mekanda yağda kızarmış ballı dondurma yazın en popüler tatlısı. Tabii ki kolesterol sorunu olanlar dikkatli olsun ve sadece çorba ile kalsın ama diyet yapanlar için bu bölüm çok tehlikeli.. Sadece çorba için bile buraya gidilir ama diğer çeşitleri de lezzetli.

FLAMİNGO BÜFE - ÇİFTEHAVUZLAR

Türkiye'de en fazla rağbet gören yiyecekler hiç kuşkusuz döner ve köfte. Her bölgede "meşhur" dönerci ve köfteciler var ve damak tadınıza göre size göre en iyisi hangisiyse oranın müdavimi oluyorsunuz. Tam bir döner tutkunu olarak benim için özel olan yerlerden birisi de Çiftehavuzlar'da bulunan Flamingo Büfe...



Burada özellikle döneri çok yağlı sevmeyenler çok rahat edecekler. Gerçek yaprak döner yapan Flamingo etini özel olarak aynı kasaptan aldığı için lezzetini hiç değiştirmiyor ve ustanın formülü benim damak tadıma hitap ediyor. Öğlene doğru takılan dönerin büyüklüğü buranın ne kadar popüler olduğunu size gösterebilir.



Dönere geleceğiz ama burada önceden bir lahmacun yemeden başlamamak gerek. Hatta buraya sadece lahmacun yemek için gelenler bile var. Lahmacunu çok lezzetli ve kıyması ile diğer malzemeleri tam kararında. Mutlaka tadına bakmalısınız.



Dönere tekrar dönecek olursak burada yapılan döner benim tam damak tadıma göre ve İstanbul'da en iyi 3 dönerci arasına kesinlikle girer. İsteyenler tabakta, isteyenler de benim yaptığım gibi özel Yıldız Ekmek arasında veya pide arasında yiyebilir.



Döner ziyafetinden sonra sakızlı muhallebi ya da sütlü tatlıların tadına da bakabilirsiniz. Süper değil belki ama vasatın da biraz üstünde. Hesap ekonomik ve kesenize uygun ama bir sokak büfesi kadar da ucuz değil. İsterseniz yakın bölgelere evlere servisleri de var. Bu arada Şaşkınbakkal'da bir şubeleri de olduğunu hatırlatalım.

Adres: Bağdat Cad. No: 229 Çiftehavuzlar

Telefon: 0216 - 355 1850



PAŞA LOKANTASI - AYVALIK

Ayvalık denince akla hiç kuşkusuz önce dünyanın en kaliteli zeytinyağı sonra da deniz ürünleri geliyor. Haklı olabilirsiniz ama deniz ürünleri dışında da Ayvalık tam bir gurme cenneti. Son gidişimde nasıl olduysa daha önce keşfedemediğim bir yere "Paşa Çorbacısı"na gittim ve önceki yıllarda burayı bilmediğim için hayıflandım. Adı belki çorbacı ama bölgenin lezzetli zeytinyağı ile yapılan 20 çeşit sıcak ve soğuk yemek her gün bulunuyor. 


Mekanın adı eski ortağının Kasımpaşa'lı olmasından geliyor. 2004'de açılan salonda 2006 yılında İzzet Durko ortağından ayrılmış ama Paşa ismini devam ettirmiş. Önceleri sadece çorba çeşitleri ve kurufasulye-pilav satan lokanta gelen istekler üzerine çeşitleri arttırmaya karar vermiş ve bugün 22-23 çeşit yemek bulunuyor. Ben burada Paça içmeden duramıyorum. Sabah erken saatlerde müdavimleri gelmeye başlıyor. Paça'nın yanında tavuksuyu veya işkembe de harika.




Paşa'yı ilk kez yazdığımdan bu yana 7-8 kez daha gittim ve her seferinde farklı bir lezzet keşfettim. Kışın çıkan otlar özellikle Şevket-i Bostan Mayıs sonuna kadar bulunurken yazın zeytinyağlı yemekleri ayrı güzel. Kendi ürettikleri yağı kullanıyorlar ve yemeğe tat veren en önemli faktör bence o yağ. Bamya ağızda dağılıyor, Börülce süper, kabak çiçeği dolması zaten meşhur, bebek kabaklar ise inanılmaz. 



Bu işe gönül verdiği her halinden belli olan İzzet Durko ve eşi işin başında kendileri durarak kaliteden ödün vermeden lezzet üretmeye devam ediyorlar. Hangi iş olursa olsun severek yapılan işin ardında mutlaka bir başarı hikayesi oluyor. Mekanın dışında az masa var ama klimalı salon her öğlen ağzına kadar doluyor zaten biraz geç kalırsanız yemekler de bitiyor. 



Önce çorba ile başlamak isterseniz çeşit çok. Zaten çorbacı olarak işe başladıkları için hepsi de lezzetli. Ama buranın medar-ı iftaharı Ayvalık ve Cunda denince akla ilk gelen Kabak Çiçeği Dolması. Paşa bu işi iyi biliyor...Dolma ile başladık aynen devam edelim, sarma ve lahana dolmaları da kabak çiçeği kadar olmasa da güzel.. Tabii ki asma yaprağının mevsimi dolmanın daha iyi olmasında önemli bir faktör... Bu sene kabak çiçeğinden mücver yapan İzzet Durko yepyeni ve inanılmaz bir lezzet yaratmış. 



İzzet Beyin bizzat başında olduğu yemek tezgahına giderek kendinize bir tabak yaptırabilirsiniz. Hatta yaptırmayacaksanız buraya gitmeyin. Ama tezgahın başında o kadar çeşit karşısında kısa bir şaşkınlık yaşamıyor değilsiniz. Benim gittiğim gün favorim olan arnavut ciğeri de vardı ve harika yapmışlardı, tabağa biraz tereyağlı pilav, karışık kızartma, börülce yemeği koydurdum hepsi çok lezzetliydi. Zaten sıcak yemekleri bu kadar lezzetli yapan yer az bulunur.



Bu yemeğin üstüne bir de tatlı yemeden olmaz. Ayvalık denince akla gelen yerlerden biri olan Güler Pastanesi iki adım mesafede olunca onların meşhur Lor Tatlısı üzerinde sade dondurma ile servis ediliyor. Bu tatlıyı inanın başka bir yerde yemenize imkan yok.



Son gidişimde ise favori tatlımı burada buldum. Çok sevdiğim kalburabastı olunca akan sular durur. İzzet bey bu tatlıyı büyüklerinden gördüğü gibi yapıyor. İşin sırrı külsuyunda, evet yanlış okumadınız kış ayları boyunca zeytin ağacından çıkan külleri topluyor ve tatlıyı bu suyla hazırlıyor. Lezzetini anlatmam mümkün değil. Bu harika lezzeti ister dondurmalı ister dondurmasız yiyebilirsiniz. 



İzzet Durko tezgahta eşi kasada duruyor ve güleryüzleri servis elemanlarına da yansımış durumda. Tam 38 yıldır Ayvalık'a giderim Paşa Lokantası benim için 1 numaraya oturdu bile. Ayvalık'a yolunuz düşerse mutlaka gitmelisiniz. Yeri çok kolay meydanda otobüs yazıhanelerinin arkasındaki sokakta...

Adres: Vural Pasajı arkası no:18 Ayvalık 
Telefon: 0266 3125018

ALBERTO SORDİ GALLERİA - ROMA

Roma'da şehrin tam merkezinde bir otelde kaldık "Hotel Regno" tam alışveriş caddesi olan Via Del Corso'nun üzerinde yer alıyordu. Bizim otele en yakın yerlerden biri olan ve şehirdeki tek alışveriş merkezi diyebileceğimiz Galleria Alberto Sordi bizdeki zevksiz mimariyle yapılmış AVM'ler gibi değil tabii ki... Tarihi dokunun içinde muhteşem bir yapı ve ünlü komedyen Sordi'nin adı verilmiş. 



Burada küçük bir gezinti ile bazı ünlü markalara ulaşma şansınız bulunuyor. Mimari açıdan da sizi çok etkileyecek bir iç yapıya sahip olması da mükemmel. 



Burada yan yana iki restaurant var. Birisi yukarıda olan ve daha basit masalara sahip olan sadece atıştırmalık ve içecek çeşitlerini bulabileceğiniz bir yer, diğeri ise bitişiğinde ama masalarından hemen ayırabileceğiniz Galleria Restaurant. Roma'da hava 31 derece ise burada klimalı ortamda oturmak inanın ilaç gibi geliyor. Ama asıl sürpriz masaya oturunca başlıyor. 



Restaurant öğle servisinde çevrede çalışan beyaz yakalılara hizmet veriyor. Öyle ki benim şortla oturmam bir yana takım elbisesiz kimse yoktu. Etrafta yer alan turistik restaurantlara göre biraz daha pahalı ama inanın arada gece ve gündüz gibi fark var. Masaya oturunca hemen kesekağıdı içinde ekmek ve içecek servisi başladı. Zeytinyağı ve balsamikle ekmekler harika bir başlangıç oldu. 



Ama asıl başlangıç domatesle birlikte gelen ve üzerine pesto sosu gezdirilmiş mozzarella oldu. İtalya'da yediğimiz en güzel mozzerella buradaydı. 



Sonrasında tercihimiz makarna oldu. Ebru özel peynir karışımıyla hazırlanmış el yapımı fettucine sipariş ederken ben klasik olarak spaghetti pomodoro yani domatesli makarna istedim. Makarnalar el yapımı olunca sosuyla birlikte tadı mükemmel oluyor. 




Yanında soda ve suyla birlikte bu yemek bize 42 euroya patladı ama son günümüzde iyi ki buraya geldik. Galleria'nın içinde masalar var ama isterseniz özellikle akşam yemeği için çok şık bir iç mekan da sizi bekliyor. İçeride dekorasyon da muhteşem. 



Adres: Galleria Alberto Sordi 53, 00100 Roma, İtalya (Trevi)